Aldemir: Müslümanlar Muhafazakârlaşma Tehlikesi Altında

0
278

Diyarbakır Özgür-Der’in düzenlediği “Muhafazakarlaşma Tehlikesi” konulu konferansta konuşan Anadolu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, İslami hassasiyetlere sahip kesimlerin de muhafazakâr söylemlerle yetinmeye başladığı uyarısında bulundu.

Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, Diyarbakır Özgür-Der’in düzenlediği “Muhafazakarlaşma Tehlikesi” konulu konferansta konuştu.

Selahaddin Eyyubi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda, İslam dünyasında ve ülkemizde hayatın her alanında özellikle İslami camialarda yaşanan muhafazakârlaşma tehlikesine dikkat çekildi.

Muhafazakârlık kavramının birçok farklı tanımı olduğunu belirten Aldemir, Batı’nın Fransız İhtilali ile başlayan ve tüm değerleri silip süpüren akımlara karşı kimilerinin “geçmiş değerlere” dikkat çeken çıkışlar yaptığını ve bunun da muhafazakâr partilerin kuruluşuna kadar uzandığını kaydetti.

“İngiltere’de, Fransa’da ‘bizim değerlerimiz vardı. Her şey alınıp satılmaz, tüm değerler kâr-zarar üzerinden hesaplanmazdı’ diyen az sayıda insan çıkıyor. Sonrasında bunlar muhafazakâr partileri oluşturuyorlar. Fakat bu hareketlerin fikriyatları, var olan durumu ortadan kaldırmaya dayalı bir felsefeye dayanmadığı için çok kısa sürede itiraz ettiklerine dönüşüyorlar. Bir noktada itirazların temel nedeni de iktidar erkinden uzak kalmalarıdır, denebilir” diyen Aldemir, Türkiye’de de muhafazakâr bir yaklaşımın gittikçe yayıldığı uyarısında bulundu.

Cumhuriyetin kuruluş süreçlerinden itibaren Batı’nın birebir kopyalanarak tüm değerleri ifsat eden bir siyaset güdüldüğünü belirten Aldemir, Müslüman kesimlerin buna itiraz ettiklerini ve belirli oranda mücadele yürüttüklerini kaydetti.

Gelinen noktada çok sayıda kazanımlar olmasına karşın İslami kesimlerin ciddi kayıplar da yaşadıklarını belirten Aldemir, muhafazakârlık illetinin Müslümanlara da sirayet ettiği uyarısında bulundu. 

Bu topraklardaki Müslümanların mücadele ve direnişleri sonucunda belirli bir İslami kazanım sağlandığını belirten Aldemir, “Bu toplumda belirli bir İslami etkinin arttığını görenler, bir süre sonra işi derneklere, vakıflara, siyasi partilere vb yapılara bıraktılar. Oysa bu gelişmelerin kaynağı onlardı, partiler, dernekler ya da vakıflar değil” İfadelerini kullandı.

Aldemir konuşmasını şöyle sürdürdü: “Geldiğimiz son noktaya baktığımızda, evet şu an ülkemizin dünya Müslümanlarına ufuk açacak bir pozisyonu var, ama bizim onlara ufuk açacak düşünce, sanat ve bilgi üretecek kurumlarımız yok. Müslümanlar olarak eleştiriye açık, yenilenebilir bir duruş sergileyemediğimiz, ilkeli ve onurlu tavırlarımızla bulunduğumuz mevki ve makamlara değer katmadığımız sürece eldekini muhafaza etme uğraşının dışında bir işimiz olmayacaktır.

Değer merkezli anlayışlarımızla çevremize ve yaptığımız işe değer katmalıyız. Hayat felsefemizi İslami değerler üzerine inşa edip bir iş için aranan insanlar olmalıyız. Mesele devlette, siyasette, bürokraside değerlerimizin olması gerektiğidir. Müslümanlar olarak toplumsal hayatın yöneticisi ve yönlendiricisi olacaksak, sırf yönetici olmak için ben yöneteyim, ama yine onların istediği gibi yapayım. Yine serbest ekonomi politikası olsun, yine liberal yaklaşımlar olsun. Yine seküler değerler belirleyici olsun yanlışlarına düşmemeliyiz…”

Aldemir, tüm İslam dünyasındaki süreçlere bakıldığında direndiğimizi, mücadele ettiğimizi, büyük bedeller ödediğimizi, ancak buna karşılık kazandığımızda bir düzen kuramadığımızı, bir süre sonra muhafazakâr mantığa büründüğümüzden yakındı.

Toplumda ve siyasette İslami rengin artmasına rağmen, temelde seküler bir zihnin yayıldığı tehlikesine işaret eden Aldemir, İslami hassasiyetlere sahip kesimlerin de muhafazakâr söylemlerle yetinmeye başladığı uyarısında bulundu. 

Bu sorunların makul bir dille söylenmesi gerektiğini vurgulan Aldemir, Müslümanların sahaya inmesi gerektiğini ve işleri dini söylemlerle yetinen kimselere bırakmadan toplumla tekrar bir ilişki kurulması vurgusunu yaptı.

Elini taşın altına koyacak Müslümanların, faaliyetlerine devam etmeleri gerektiğini belirten Aldemir, muhafazakarlığın en temel özelliklerinden birinin durağanlık olduğunu belirterek bu tuzağa düşülmemesi gerektiğini dile getirdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.