Ana Sayfa Kuruluşlar Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı Akdav’ın Geleneksel İftarı Gerçekleştirildi

Akdav’ın Geleneksel İftarı Gerçekleştirildi

0
Akdav’ın Geleneksel İftarı Gerçekleştirildi

AKDAV’ın geleneksel iftar programı, pazar günü Esenler Belediyesi Kültür Merkezi’inde geniş katılımla gerçekleşti.

AKDAV'ın düzenlediği geleneksel iftar programı 21 Haziran 2015 pazar akşamı Esenler Belediyesi Kültür Merkezi'inde geniş davetli katılımıyla gerçekleştirildi.

 

Programda konuşan AKDAV Başkanı Ahmet Çamurluoğlu, "İçerisinde bin aydan daha hayırlı geceyi barındırın Ramazan Ayı’nın ümmetin sıkıntılarınıdan, acılarından kurtuluşuna vesile olmasını Rabbimden diliyorum" diyerek davetlileri selamladıktan sonra bir konuşma gerçekleştirdi. 

 

Çamurluoğlu, "Yürüdüğümüz bu yolda Allah bize güzel işler yapmayı, güzel insanlarla tanışmayı nasip etti. Sizin gibi inanmış kardeşlerle yürümek, aynı derdi, aynı davayı birlikte paylaşmak, O’nun rızasını kazanmak için omuz omuza vererek, saf bağlayarak çalışmak, çabalamak, güzel işler ortaya çıkarmak insana huzuru ve mutluluğu birlikte yaşatıyor" dedi ve ekledi; 

 

Anadolu insanı olarak bizler, son 30-35 yıl içerisinde ağır imtihanlardan geçtik ve birçok bedeller ödedik. Ancak inanan müslümanlar olarak yılmadan, yorulmadan toplumun ıslahına, ihyasına ve inşasına dönük çalışmalar yapmaya devam ettik, devam da edeceğiz. Hep birlikte ortaya konan bu çabalar; çekilen sıkıntılara, yaşanan haksızlıklara rağmen bu topraklarda; inanan insanlar ve mazlum halklar yararına değişimlerin, sessiz devrimlerin gerçekleşmesine vesile oldu. Özgürlüklerin önü açıldığı gibi, her alanda değişim ve gelişmeler yaşandı. Müslüman halkın yaşadığı sıkıntılar büyük ölçüde ortadan kalktı. Kendisini bu toprakların sahibi gibi gören laik, kemalist, jakoben ulusalcı elitler 80 yıldır elde ettikleri mevzileri kaybetmeye başladı. Anadolu üzerinden bu coğrafyaya nizamat vermeye çalışan batılı emperyalist güçler, alan daralması yaşamaya başladı. Bu toprakların asil insanlarının uyanışını gördüler, hain ruhlu insanlarını kullanarak operasyon üzerine operasyonlar çektiler.

 

Bizler,bu topraklardaki İSLAMİ HAREKET’in bir parçası olarak; yaşanan tüm dönüşüme şahid olduk. Ümmetin ve müslüman halkımızın yararına olduğuna inandığımız doğru değişimlere destek verdik. İktidarın nimetlerinden yana hiçbir beklenti içerisinde olmadık. Yanlış adımlarına destek vermedik. Kamuya açık alanlarda yanlışlarını yüzlerine vurmadık. Ancak iktidar erki ile muhatap olduğumuz her zeminde, hareket olarak yanlış gördüğümüz çalışmaları en üst düzeyde ilettik.Tüm bu ihsanın Allah’ın yardımı ve bereketi ile mümkün olduğunu, hakkın ve adaletin mutlaka ayakta tutulması gerektiği, liyakatin öncelenerek işin mutlaka ehline verilmesi gerektiği, Anadolu insanının kendilerine bir umut olarak emanet ettikleri GÜVEN’i asla boşa harcamamaları gerektiğini, Darbeci Sisi iktidarını onylayan devlet tavrını kabul etmediğimizi, bu eğitim sistemi ile inançlı bir gençliğin yetişme imkanının olmadığını hep söyledik.

 

Değerli dostlar, Türkiye olarak yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Fırsatların kazasının olmayacağına inanıyoruz. Biz geçmişte olduğu gibi bundan sonrada doğru bildiğimiz yolda, her daim muhasebemizi yaparak, sizlerle birlikte yürümeye, toplumun ıslahı ve ihyası için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu yeni süreçte iktidar olma imkanına sahip olanlara, belki iç muhasebelerine katkı olur kabilinden bazı hatırlatmaları yapmak isteriz. En üst kademeden en alt kademeye kadar, ulaşılamaz olma halinize son vermelisiniz. Müslüman bir toplumun oluşması için bağımsız çalışma yapan kurumlarla düzenli istişare zeminleri kurmalısınız. Müslüman bir gençliğin yetişmesi para ile, kariyer ile, lüks mekanlarla, mümkün olmaz. Fıkıh, Kelam, Akaid kelimesini duymamış ama yurt dışında okumuş, iyi eğitim almış “bizim iyi çocuklarla” hiç olmaz. Yemekten doymayan adamları etrafınızdan atmalısınız, birilerinin yaptığı yanlışlar, milletin zihin dünyasında size olan GÜVEN’i öldürüyor. Buna engel olmalısınız. Geçmişte olduğu gibi varoşların ve tabanınızın sesine kulak vermelisiniz. Onlarla iç içe olmalısınız. Bu topraklarda orta sınıf ve alt gelir grubunun güçlenmesine yönelik adımlar atmalısınız. Attığınız adımlar zenginlerin daha zengin olmasına sebep oluyorsa kaybedersiniz. Yolsuzluk yapanların yanlarında değil karşılarında durmalısınız.

 

Belediyelere mutlaka çeki düzen vermelisiniz. İktidar alanını; bir kesimin, bir zümrenin beslendiği, nemalandığı olanlar olmaktan çıkarmalısınız. Yaşanan süreçlerin, gelinen noktanın mutlaka sağlıklı muhasebesini yapmalısınız. Değerli Dostlar; yüz yıldır ümmet coğrafyasına zulüm ve acı ihraç edenler, türlü bahanelerle bizi boğazlayanlar, zalim rejimler kurarak bizi sindirmeye çalışanlar şunu iyi bilmeliler; Türk, Kürt, Arap, Acem, Boşnak, Arnavut, Çerkez ve diğer bütün unsurlar, Müslüman halklar olarak bizler; yaşatılan bu zulümlerin, oynanan oyunların farkındayız, ve küfrün oyunlarını bozmak, belini kırmak için ÜMMET ŞUURU ile hareket ederek çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Zulüm, kan, gözyaşı ve acının her çeşidini müslümanların yaşadığı coğrafyalarda görüyoruz. Her sabah uyandığımızda yeni acıların haberlerini alıyoruz. Yaşanılan bu kadar acının müslüman halkların kaderi olduğuna inanmıyoruz. İmtihan bizim içindir. Bunu biliyoruz. Ama şunu da biliyoruz ki; Her türlü haksızlığa, hukuksuzluğa karşı suskunluğunu bozarak, sesini yükseltmesi, saflarını sıklaştırması gereken müslümanlar 100 yıllık suskunluktan kurtulmalı, yeniden dirilişin muhasebesini yaparak geleceği inşa etme adına etkili adımlar atmalıdır. Dostlar; özgürlük mücadelesi veren Suriye, Mısır ve müslümün halkları ve liderlerini selamlıyor, şehit edilen kardeşlerimizin şehadetini tebrik ediyoruz. Komşumuz Suriye’de direniş, 4. yılını bitirecek. Biz Katil Esed’in gitmesi ve Suriyenin Özgürleşmesi için mücadele veren müslüman Suriye halkının yanında, Esed iktidarının ve onun ayakta kalması için yardımlarını esirgemeyenler ile emperyalizmin amaçlarına hizmet eden her türlü yapılanmanın da karşısındayız. Tüm dünya halkları nezdinde islam adına, onun adını kirleterek oluşturulmak istenen algı operasyonlarını kabul etmemiz mümkün değildir. İslami direniş ve özgürlük mücadelesi asildir. Emperyalist akıl tarafından çıkarılıp, bir hançer gibi coğrafyamıza müptela ettiği hiçbir operasyon, İslami Direnişin asaletine gölge düşüremez. Sürecin uzaması mücadele şartlarını zorlamaktadır. Bunu görüyoruz. Bize düşen ilk günkü heyecanla kardeşlerimizin yaralarını sarmak için yardıma koşmaktır. Bu kardeşliğin bize yüklemiş olduğu en büyük sorumluluktur. Yardım çalışmalırını yürüten İYİLİK DERNEĞİ’mize, Suriyelilerin İstanbuldaki müslüman kardeşleri olarak, bu Ramazan İkliminde maddi ve manevi katkılarımızı sunarak kardeşlerimizin yanında olduğunu göstermeliyiz. Şuna inanıyoruz ki, yaşadığımız bölge üzerinde hesapları olan ve ABD öncülüğünde oluşturulan emperyalist işgalci koalisyonun bugüne kadar ezilenlerden, mazlum halklardan yana hiçbir duruş sergilemememiştir. İslam’a ve islami hareketlere karşı açık düşmalığı belli iken, onlar eli ile bölgeye, bölge halklarına huzurun, sükunun geleceğine inanmamız da asla mümkün değildir. 

 

Kardeş ülke Mısır’da tiyatro oynanmaya devam etmektedir. Meşruiyetini silahın gücünden ve arkasındaki Batılı patronlarından alanların kukla yönetimlerin uyguladığı devlet terörünü gördük. Darbe ile iktidarı ele geçirenlerin, halkın meşru desteği ile iş başına gelenleri tasfiye edişine, onları örgüt ilan edişine, haklarında bir mizansen mahkeme ile teker teker idam kararı verişine tanıklık ediyoruz. İlkel ve uşak mahkemelerin verdiği idam kararlarını kabul etmiyor, kınıyoruz. Bu kararlara maruz kalan cezaevlerindeki kardeşlerimizi de kutluyor sabır ve metanet diliyoruz. Rabbimden , Bereket ve Rahmet ayı Ramazanın müslümanların birliğine, mazlumların çektikleri sıkıntılardan kurtuluşuna insanlığın huzur, barış ve hidayetine vesile olmasını diliyorum. Allah’a emanet olun. Essalamu aleykum ve Rahmetullah"

 

Çamurluoğlu'nun ardından İyilikder Başkanı İbrahim Bahar da bir konuşma gerçekleştirdi. Bahar, Ramazan'ın tüm islam aleminde hayırlara vesile olmasını diledi ve iyiliklerin çoğalması temennisinde bulundu.

 

Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir ise tüm davetlileri selamladıktan sonra, Ramazanın bereketinin ümmetin bulunduğu duruma, kardeşlik ve barış ortamının yeniden tesisi için bir çıkış yolu olması temennisinde bulundu.

 

Anadolu Platformu Yüksek İstişare Başkanı Ramazan Kayan, Ramazanın önemi üzerine kısa bir konuşma gerçekleştirdi. Kayan, "Üzerimizdeki yorgunluğu atmalı ve yeryüzündeki mazlumlar için harekete geçmeliyiz" dedi.