Aile Çalıştayı Paneli

0
168

Aile Çalıştayı İlk Günü Panel Gerçekleşti

Aile Çalıştayı’nın ilk günü gerçekleşen panelde konuşmacılar Abdulhakim Yalçın, Gazi Kılıçparlar ve Saime Kırma’ydı. “Türkiye’de Gündemdeki Aile Tartışmaları ve Biz” konusunu anlatan Abdulhakim Yalçın konuşmasında “İnsanın yaratılışı tasvir edilirken önce bir nefs yaratıldı. Sonra insan o bir nefs’ten kadın ve erkek olarak birlikte yaratıldılar. Sonra bu yaratılanların ikisine birden, Allah’ın nefesinden, ruhundan üfleyerek onları varlığa getirdi. Daha sonra işte bu ikilinin kadın ve erkek olan insan varlığı olduğu ifade edildi.
Ve hemen arkasından tekrar, yaratılan her şeyin çiftler hâlinde yaratıldığı belirtiliyor Kuran’da. Yaratılmış olmak, bu anlamda var olmak, daha ilk ontolojik adımda, öteki ile beraber var olmaktır. -Kadın erkeğin, erkek de kadının elbisesidir-.
Yani; kadın erkeğin öteki-ben’idir, erkekte kadının öteki-ben’idir. Tamamlayıcısıdır.
Kadın veya erkek kendisini, öteki ben ile tamamlar. Kadın veya erkekte öteki ben yoksa insan eksik kalır ve orada bir boşluk oluşur” dedi.

Panelde “Sürdürülebilir Bir Yapı Nasıl Kurulur” adlı sunumunu gerçekleştiren Gazi Kılıçparlar, sürekli olmaya dikkat çekti: “Aile bizi kalıcı kılacak, anılır kılacak ocağın adıdır. Bu ocak, sadece kadın üzerinden okunabilecek olan müennes bir yapının adı değildir. Mücadelemizin çeperini aile ile tahkim etmek, eğitim seferberliğimizi aileden başlatmak, karar alma noktalarını bu nokta üzerinden güçlendirmek çok önemlidir. Gücünün yarısını dışarıda bırakan hiçbir organizasyon başarılı olamaz. Ailesini mücadelesi ile tanıştıramayan veya mücadelesini ailesi ile buluşturamayan bir kişi en iyimser yaklaşımla iki tekeri olmayan bir arabayı kullanmaya çalışmaktır. Az da olsa sürekli yapılan amel daha hayırlıdır şeklindeki efdaliyat hadislerinde anladığımız diğer bir husus da vardır ki o da Kurucu olan eylemin azlığı veya çokluğu değil devamlılığıdır gelenek halini almasıdır.”

Panelin son konuşmacısı olan Saime Kırma ise “Değerden Pratiğe Aile Yürüyüşümüz” adlı konuşmasında; ailelerin sıradan topluluklara kimlik ve nitelik kazandırdığına değindi: “Vahye yani Kuran’ı Kerim’e iman edip onu hayat kitabı, hukuk prensibi, hayatın organize edici gücü ve yaşam programı olarak kabul eden bizlerin, bu camianın ailelerinin ilgisiz kalması, sadece sosyal etkinlik dediğimiz genel organizasyonlara katılması, eşine destek vermemesiyle acaba bu vahyi öğretilerin toplumda karşılık bulması mümkün olur mu? Durup beklemek, gözlemek acaba bizim ahireti kazanmamızda Salih bir amele dönüşür mü?
Yeryüzünün halifesi olmada, emaneti yüklenmede Allah’a kulluğun gereği dini insanlara taşımada, Kur’an’ın ahkam ve ahlakını özümseyen bizler kul olma açısından kadın ve erkek arasında bir fark var mıdır?
Aslında tarih içerisinde bir eğitim yuvası işlevini sürdürebilen ailelerin, sıradan topluluklara kimlik ve nitelik kazandırarak onları millet ve ümmet yapan bir kurum olduğu görülmekte; ailenin millet ve ümmetin hücresi olduğu anlaşılmaktadır.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.