Adıyaman Halkı Peygamber Efendimize Hakareti Protesto Etti

0
105

23 Ocak günü cuma namazı çıkışı Demokrasi Parkında bir araya gelen Adıyaman halkı, Charlie Hebdo dergisini, Cumhuriyet Gazetesine ve işbirlikçilerini protesto etti. Tekbirlerin, sloganların ve marşların eşliğinde okunan basın açıklaması yapılan dua ile son buldu.

Basın açıklamasında şöyle denildi;

 

"İslam tarihi boyunca şahit olduğumuz; ancak bu günlerde açıkça ve alçakça değerlerimizi necis elleriyle kirletmeye çalışan kafir batının yeni bir pisliğiyle karşı karşıyayız. 90’lı yılların başındaki Salman Rüşdü hadisesi ile başlayan, yakın zamanda hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim’imizi yakma teşebbüsleriyle hız kazanan vukuatlar silsilesi bugün maalesef chaerlie hebdoyla zirve yapmış durumdadır. Bu dergi peygamberimize hakaret eden, onu ve dinimizi hor ve hakir gören yazılar ve karikatürler yayınlamakta bir sakınca görmüyor ve yerli uşağı cumhuriyet gazetesiyle cami duvarına pislemenin gururunu yaşıyor adeta.(1)Bu konuda sicili oldukça kabarık olan bu hayasız dergi şimdi değil kuruluşundan beri bu misyonunu sürdürmektedir.Öyle ki Bosna Hersek katliamlarında tecavüz edilen Bosnalı Müslüman bayanları aşağılık olarak gösteren ve Sırplara desteğini her ortamda yineleyen yine bu dergidir.”Masum insanlar terör saldırısıyla katledildi!” söylemini sloganlaştıranlara soruyoruz:”Kim masum,Efendimize hakareti marifet bilen bu alçaklar mı?2

 

İkiyüzlülüğü artık bir kural haline getirenler ifade özgürlüğü söylemini kendilerine maske yapıp İslam’a saldırıyorlar.Sonra da etkinin tepkisi karşısında: “Bu saldırı demokrasimize , cumhuriyetimize yapılmış bir saldırıdır!” diyorlar.Onlara diyoruz ki:”Demek ki sizin demokrasiniz, cumhuriyetiniz bizim inancımıza , değerlerimize hakaret temeline dayanıyor.3”eğer öyle olmasaydı İslam’ı seçen Fransız yazar Roger Garaudy’i yazdığı bir kitaptan dolayı mahkum etmez , katil devlet İsrail’e yönelik eleştirileri suç saymaz ve eleştirenleri anti semitist olarak yaftalamazdınız. 1987’de Filistinli çocukları temsil eden karikatür kahramanı olan “Hanzala”yı oluşturan yazar Naci el-Ali’yi Mossad ajanları şehit ettiğinde de aynı tepkiyi gösterirdiniz.

 

Belli ki İslam’a ve müslümanlara karşı açılmış bir savaş söz konusudur. Oluk oluk akan kan bizimken feryadı basıp mağduriyet naraları atan müsteşrikler; medyalarıyla da bu mezalimin sebebi İslammış gibi göstermeye çalışıyorlar. Avrupa’ya ve Dünya’ya İslam üzerinden bir korku psikolojisi pompalanma çabası söz konusu..

 

Paris’in en büyük alanında güya teröre karşı yürüyen 44 ülke başkanı ya da temsilcileri sözde terörü telin etmek için yürüyor.Bununla verilmek istenen mesaj İslam terördür ve Müslümanlar hazımsızdır algısıdır. Bu yürüyüşün en önünde yürüyen Netanyahu aslında dünyanın en büyük teröristi değil mi? Fransa devlet başkanı Hollande Mali ve Orta Afrika’daki katliamların sorumlusu değil mi?(4)Hiçbir ülke lideri de kalkıp :”Bu olaylar Fransa’nın İslam düşmanlığı tutumunun ve işgallerinin bir sonucudur diyemedi.

 

Hadi bu vefayı batıdan beklemiyoruz zaten.Ama her seferinde Müslümanların ve mazlumların yanında olduğunu söyleyen başbakanın bu necaset topluluğunun içinde ne işi var. Ey davutoğlu o gün Hz Muhammed seni onların arasında Netanyahu başta olmak üzere ismini terör eylemleri ile müslümanların hafızasına kazıyan diğer teröristler ile beraber yürüdüğünü görse acaba hakkında ne düşünürdü ve sen o durumda ne hissederdin bunu hiç düşündün mü?(5) Umarız o terör topluluğuna katıldığın için pişman olmuş ve Müslüman bir lidere yakışan bir konuma yönelmişsindir. Bu vesileyle yürüyüşe katılan halkı Müslüman bütün devletlerin lider ve temsilcilerini kınıyoruz. Bu devlet başkanları ya da temsilcileri neden Gazze katliamlarında katledilen Müslümanlar için İslam’ın merkezi olan Mekke’de bir araya gelip de bir kez olsun yürüyemiyorlar , yoksa onlar içinde mi Müslüman kanının bir değeri yok!(6)

 

Tarihi boyunca faşizmin yanında saf tutmuş, katliam ve yok etmenin savunucusu olmuş cumhuriyet adlı gazete de içinden çıktığı halkın inançlarına saldırmayı her seferinde görev bilmiş ve bugün de bu görevinin gereğini yapmıştır.

Hem kurumsal olarak hem de Ceyda Karan, Hikmet Çetinkaya adlı gazetecileri vasıtasıyla, sevgili Peygamberimizi tasvir eden, asla kabul edemeyeceğimiz karikatürleri yayınlamışlardır.

Yine tek kutsalları hocaları olan, imanlarının önüne nefretlerini koymuş uluslararası yapıların yerli taşeronları, gazeteleri ve gazetecileri vasıtasıyla peygambere hakaret edenlere sahip çıkmakta, yanlarında olduklarını açıkça ilan etmektedirler. Hiç şaşırmadığımız bu durum karşısında da onları bu ülkenin saf ve temiz duygulu insanlarına havale ediyoruz.

Size yandaşlarınıza,candaşlarınıza, destekçilerinize ve ağa babalarınıza diyoruz ki kininizden geberin(7) Ve sizlere inat sahabe efendilerimizin Allah Resulüne söylediği şu değişmez parolamızı yine tekrarlıyoruz: Anamız, babamız, canımız, malımız sana feda olsun ey Allah’ın Resulü! Senin temsil ettiğin değerlere yönelik saygısızlık, saldırı , hakaret hiçbir şekilde görmezlikten gelinemez. Charlie Hebdo’nun öldürülen genel yayın yönetmeni Stephane Charbonnier: “İslam için bu saldırılar yani karikatürler sıradanlaşana kadar çizmeye devam edeceğiz.” diyordu. Bizler her nerede olursa olsun İslam’a ve O’nun kutsallarına yapılan saldırıları kabul etmiyor, tel’in ediyoruz. Zulmün her çeşidine karşı sesimizi gür bir şekilde çıkarmaya devam edeceğimizi buradan kamuoyuna duyuruyoruz.(8)

 

Ey iman edenler! Peygamber sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, Allah'a ve Resûle icabet edin. Ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Ve siz kesinlikle O'nun huzurunda toplanacaksınız." (Enfal Suresi, 24. Ayet) Son olarak büyük komutan ve mücahit , Şehit Şamil Basayev’in şu sözünü söylemek istiyoruz:Savaşa karşıyız ; ancak haksızlığa karşı savaşmak en büyük karakterimizdir.”