Açılış Konuşması: İnsanlık Haysiyeti ve Güven İnşası

0
223

“Değerler ve Desenler” sempozyumunun açılış konuşmasını yapan AKADDER Genel Başkanı Rabia Aldemir, “Bağımlılık, şiddet ve terörün üstesinden aile merkezli bir yapılanma ile gelebiliriz” dedi.

21 Nisan 2018 Cumartesi günü Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Cengiz Andiç Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda başlayan “Değerler ve Desenler” sempozyumunun selamlama konuşmalarından sonra AKADDER (Anadolu Kadın ve Aile Derneği) Genel Başkanı Rabia Aldemir kürsüye gelerek “İnsanlık Haysiyeti ve Güven İnşası” başlıklı açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

AKADDER başkanı Aldemir, 45 ayrı şehirden 500 arkadaşıyla ülkenin en doğusunda bir araya gelerek bu davadaki samimiyeti ortaya koyduklarını söyledi.

Aldemir konuşmasında özetle şunları dile getirdi: “Elimizde, dünyanın her yerinden okuduğumuz bilgileri, derlediklerimizi birleştirdiğimiz bir ip var. Bu ip İslami hareket… Bu ip ile bizler geç de olsa yerli değerlerimizi de tanıdık. Eric From ile Cihan Aktaş’ı, Seyyid Kutub ile Elmalı’yı, Hamidullah ile Celaleddin Vatandaş’ı, Hayrettin Karaman ile Yusuf el-Karadavi’yi birleştiren ilmekler attık.

Dünyanın değerleri ile bu topraklarda yeşeren değerleri birbiri ile bağlayan bu ilmeklerin akıtılan kan ile kırmızısı, karların altında kalarak beyazı oluşturuldu. Cezaevlerinde ödenen bedellerle bu renkler desenlere dönüştü. Olumsuz tüm söylemlere rağmen; bağımlılık, şiddet ve terörün üstesinden aile merkezli bir yapılanma ile gelebileceğimizi düşünüyoruz.

Sağlıklı yaşamın ve kusursuz olmanın bir paranoyaya dönüştüğü, her türlü ideolojinin davasının bile öne geçemediği, egoizm ve bencilliği artıran bir aile değil bahsettiğimiz. Kadim geleneğimizde var olan ama göz ardı edilen hem doğuda hem de batıda kaybettiğimiz değerleri arıyoruz burada.

Giydirdiği kıyafetlerle, ziyaret ettiği yetimle, dağıttığı erzakla garip gurabanın üzerinde hakimiyet kurmaya çalışan ya da minnettar bırakan bir anlayış değil, asıl yardıma ve iyiliğe bizim muhtaç olduğumuzu bilen, onların da bize vesile olduğunu bilen bir anlayışı arıyoruz.

Çok yara aldık, çok incindik. İncindiğimiz yer en çok güçlendiğimiz yer olmalı. Öyle bir iple bağlanmalıyız ki kırıldığımız yerden eskisinden daha güçlü, eskisinden daha da kuvvetli olmalı. Bu ülkenin her yerinden gelen bunca yazar, emek veren kadın, Platform’un yönetimi, istişaresi geldik burada selam verdik.

Van’a gelip buranın insanına, halkına, esnafına, gencine, çocuğuna selam vermenin bir değeri ve karşılığı olmalı. Selam ve İslam kuru kuruya barış ve esenlik dilemek değildir. Bu barış ve esenliği insanlığa ulaştırmak için bir çaba ve gayret içerisinde olmak demektir. Ne kadar zorlu süreçten geçersek geçelim bu toplumda hikmet ve aklı selimin yakın gelecekte galip olacağına inanıyoruz.”

Tüm ayrıştırıcı söylemlere inat kuşatıcı kadın söylemini hatırlamaya ihtiyaç duyulduğunu belirten Aldemir, “Anlamları yıpranmış desenleri yeniden konuşmaya ve tanımlamaya ihtiyacımız var. Bütünlüğün içinde özgünlüğünü kaybetmeyen değerleri tekrar konuşmaya ihtiyacımız var” dedi.

Aldemir, renklerin canlılığın, desenlerin de farklılığın sembolü olduğunu ifade ederek şöyle devam etti: “Renkler ve desenler ne kadar farklı olursa olsun bir arada uyum içinde bulunarak bir birliktelik oluştururlar. Öyleyse bu coğrafyada geçirdiği onca badirelere ve zorunluluklara karşı bir arada kalmış, vicdanı, merhameti yitirmemiş herkesle bir araya gelerek bu değerleri ve desenleri birlikte oluşturmalıyız.

Öteki ırkları, mezhepleri şeytanlaştıran, kendi ırkını, mezhebini kayıtsız şartsız yücelten anlayıştan bu millet hem doğuda hem de batıda çok çekti. Bu kadar olumsuz söylemlere rağmen bağımlılık, şiddet gibi unsurların üstesinden aile merkezli bir yapılanmayla gelebileceğimizi düşünüyoruz. Burada, kadim geleneğimizde olan ama hem doğuda hem de batıda göz ardı edilen değerlerimizi arıyoruz.”

Açılış konuşmasının tamamını aşağıdan izleyebilirsiniz:

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.