Acılar ve güven tazeleme fırsatları – (Beril Dedeoğlu)

0
183

Bazen bir ülkede yaşanan acılar, komşularla güven tazelemeye hizmet ederek hayırlara vesile olur.

Bazen bir ülkede yaşanan acılar, komşularla güven tazelemeye hizmet ederek hayırlara vesile olur. 1999’daki Marmara depremi sonrasında Türkiye’ye gelen Yunanistan yardımları, iki ülke arasındaki buzların erimesine zemin hazırlamış, bu süreç Türkiye-AB ilişkilerinin hız kazanmasına kadar uzanan bir süreci etkilemişti. Aynı deprem, ABD-Türkiye ilişkilerinin yakınlığını da dünyaya yeniden gösterme imkanı sunmuştu.

Yunanistan ile olan yakınlaşmaya bir depremin neden olduğu düşünülmemeli. Deprem, çatışma sürdürmenin maliyetini bilen ancak ilk adım atan taraf olma cesaretini gösteremeyen ülkelere, insanlık değerleri üzerinden hareket ederek diyalog kurma fırsatı verir. Herhangi bir siyasi öncelik ya da sorun üzerinden değil, insaniyet üzerinden insanlar arası ilişki sürdürülmesine olanak sağladığı için de ilişkilerin toplumsal meşruiyeti olur.

Türkiye şu aralar iki acıyı birden yaşıyor; biri terör mağdurlarıyla ilgili diğeri ise depremle. Her iki olay da Türkiye’nin komşularıyla ilişkilerinde güven tazeleme fırsatı yarattı.

Terör acısı-Kuzey Irak

Terör saldırısı sonrasında alınan askeri önlemler, her ne kadar PKK’lıların öldürülmesi önceliğine dayandığı için tartışmaya açık sonuçlara gebe olsa da, meselenin sınır ötesi kısmı doğrudan Irak ve Irak Kürdistan yönetimlerini ilgilendiriyor. ABD’nin bölgeden çekilmesi sonrasında doğabilecek otorite boşluğu, Kerkük’ün statüsü, İran ile Irak Kürdistan bölgesi arasındaki gerginlik Irak’ın ve dolayısıyla bölgenin kaderi açısından son derece belirleyici.

Barzani’nin ABD sonrasında hangi ülke ya da ülkelerle ittifak kuracağına ve hangi ülkelere fazla yüz vermeyeceğine dair kararını epey önceden aldığı biliniyor. Bilinmeyen ya da emin olunmayan ise Barzani’nin ittifak ortağı olarak Türkiye’yi seçmesine rağmen bu seçiminin gereğini yapıp yapamayacağıydı. Terör saldırısının hemen ardından yapılan kınama açıklamaları, sınır ötesi operasyon konusunda kurulan koordinasyon, Ankara’ya yapılan ziyaretler bu acının paylaşıldığı izlenimini kamuoyuna sunarken hükümete de ittifak ilişkisinin teminatını verdi. Barzani, terör dışında hiç bir durumda verdiği sözlerin teminat anlamına gelmesini sağlayamazdı; uygun zamanda uygun bir zamanlama yaptı. Ardından yaşanan depremi de tutumunun sürekliliğini gösterme aracı olarak gördü ve depremzedeler için mali yardım gönderdi.

Deprem acısı-Azerbaycan

Deprem acısını ilişkileri tamir etmek için kullanmak isteyen İsrail ve Ermenistan gibi ülkeler de oldu; değerlendirilebilirdi. Ancak anlaşılan o ki bu ülkelerin anlaşmazlık konularını unutturma amaçları olduğu düşünüldü, fazla yüz verilmedi. Depremin insani boyutu üzerinden ilişki tamir edilebilecek ülke olarak Azerbaycan tercih edildi ve Aliyev’in uzattığı el sıkıldı.

Doğal afetler sonrasında yardım teklifinde bulunan ülkelerden hangilerinin yardımlarının kabul edileceği, o ülkenin güven oluşturma iradesine olan güvenle saptanır. Uzunca zamandır Türkiye ile Azerbaycan arasında güvensizlik ilişkisi söz konusuydu ve deprem bu olumsuzluğun giderilmesine vesile olacak bir zemin olarak değerlendirildi.

Depremzedelere koşan Azerbaycan, geniş bir heyetle ülkeye geldi ve bu arada çok sayıda anlaşma da imzalanabildi. Anlaşmazlıklara konu olan Şahdeniz-2 konusu da bu arada halloldu. Şahdeniz-2, ekonomik ve ticari olduğu kadar stratejik bir değere de sahip, Türkiye’den AB’ye uzanan bir hattı ifade ediyor. Ancak Türkiye, Azerbaycan’la olan stratejik bağını doğalgaza bağlamanın ötesine geçmeyi arzu ediyordu. Deprem nedeniyle atılan adım, terör konusuna bağlandı ve iki ülkenin terörle mücadelede ortak davranması da karara bağlandı. Demek ki pek ortak davranılmıyormuş, ama anlaşılan o ki terör Azerbaycan’ın yönünü sarsmış, deprem ise yön bulmasına fırsat yaratmış.

Star

———————————-
Beril Dedeoğlu
 
DİĞER KÖŞE YAZILARI