9. Anadolu Buluşmaları’nda İslamcılık Konuşuldu

0
153

9. Anadolu Buluşmaları dördüncü gününde “Türkiye İslami Oluşumlarda Değişim Sancıları 2” başlığı konuşuldu.

Moderatörlüğünü Ayhan Oğan’ın yaptığı oturumda Ahmet Ayhan Koyuncu ve Mehmet Aytekin konuktu. Sözü ilk olarak Ahmet Ayhan Koyuncu “Muhalefet ve İktidar Perspektifinde İslamcılık” başlığı üzerine eğildi. İslamcılığın kısa bir tanımını yapan Koyuncu, genel bir bakışla hayatın her alanında İslam’ın ilkeleri ile yaşamayı isteyen ve bunun için çaba sarf eden yöntem olduğunu söyledi. Konuşmacı Türkiye’de İslamcılığı 5 döneme ayırdı: 1824-1856 arası Osmanlı dönemi, 1924-1950 fetret dönemi, milliyetçilikle iç içe olan ara dönem, 1997 yılına kadar ideal anlamı ile mevcut düzenden farklı bir düzen kurma arayışının geçtiği süreç ve son olarak 28 Şubat ve sonrası dönem olarak İslamcılık.

İlk görünümünü muhaliflik üstüne kurgulayan İslamcılık, birinci olarak kimlik ifadesi ve ikinci olarak iktidar mekanizmasında yer alan İslamcılık dönemlerini açıklayan Koyuncu,  ilk süreci şöyle açıkladı; “İslam dünyasındaki İslami hareketlerin etkisi, çeviri faaliyetlerinin artması ve bilinçsel dönüşüm, Müslüman Kardeşler ve Cemaat-i İslami’nin bilinmesi, İran islam Devrimi’nin gerçekleşmesi ve son olarak post-modernizm döneminin Müslümanlar üzerindeki etkileri çerçevesinde İslami hareket ciddi bir yükseliş gösterdi. “

İslamcıların hiçbir zaman iktidar parti olmadıklarının altını çizen konuşmacı muhafazakar sistemlerin iktidar olduğunu hatırlattı. 1980 sonrası sistemin en muhalif hareketi Ak Parti idi ve daha sonra sistem bu muhalif hareketi sindirdi ve yuttu. Hiçbir sistemde olmadığı gibi Ak Parti’de de sadece iyi ya da sadece kötü olmadığını belirten Koyuncu, bu iktidarla birlikte Müslümanların hem fırsatla hem de farklı tehlikelerle karşı karşıya kaldığını söyledi. İktidar ile imtihan Müslümanların daha önce karşılaşmadığı bir imtihan. Kendimize alan açmak ve söz söyleyebilmek bizim için bir cihattı fakat şimdi içinde bulunduğumuz standartlar, bizim büyük cihadımız olabilir. Oysa biz bugün, sahip olduklarımızla bugüne kadar yaptıklarımızın katbekatını yapmak durumundayız. Koyuncu,  sözlerini tamamlarken, “bizim, hak, hukuk ve adaleti kendi aleyhimize dahi olsa ayakta tutmamız gerekiyor. Müslüman olmadan önce el-emin olmamız gerekiyor.” Diyerek sunumunu sonlandırdı.

Yeni Türkiye’de İslamcılık başlığını sunmak üzere sözü Mehmet Aytekin aldı. Aytekin, düzenlenen bu buluşmanın ve içinde bulunulan ortamın değerini uzun yıllar yurtdışında yaşamış biri olarak oldukça özlediğini belirterek konuşmaya başladı. Modern insan, yalnız insandır ve bu ortamın ontolojik karşılığı modern ortamların veremediği bir şeydir diyen Aytekin, bu birlikteliği selamladı. İslamcılık üzerine ‘İslamcılık öldü’ yorumuyla övgüye şayan bir sonuçmuş gibi sunan yazarlarımız olduğuna dikkat çeken konuşmacı bu tartışmanın motive kırıcı olduğunu beyan etti. İslamcılık kavram olarak beğenilsin ya da beğenilmesin, bu ruhun Türkiye’nin özellikle son 10 yılına başka bir dil kattığını belirtti.

1970’lerde döneme dair tartışmaların nass olarak algılanmasının bugün devam eden tartışmaların sebebi olduğuna vurgu yapan Aytekin, gündemin güncellenmesi gerektiğini belirtti. Konuşmacı sözlerine şöyle devam etti; “ Tarihe şekil verme iddiasında bulunmak bir hikayeye sahip olmayı gerekli kılar. İslamcılık, vazgeçebileceğimiz bir anlam-söylem-hareket değildir. Tarihte özne olmak istiyorsak modern dönemde kendi hikayemizi kurabilmek için İslamcılığa ihtiyacımız var. Bugün Türkiye’de ve dünyada İslamcılık Kudüs, Şam, Bağdat ve Türkiye’nin kaderinin bir olduğunu Osmanlıcılık yapmadan söylemeyi gerektirir. “