8. Öğretmen Sempozyumu Gaziantep’te Gerçekleşti

0
117

8. Öğretmen Sempozyumu “Yeni Türkiye’nin Eğitim Paradigması ve Sivil Toplum” üst başlığı ile Gaziantep Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleşti.

 

Anadolu Platformu'nun bu yıl 8.’sini düzenlediği Öğretmen Sempozyumu “Yeni Türkiye’nin Eğitim Paradigması ve Sivil Toplum” üst başlığı ile Gaziantep Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Anadolu Platformu, Gaziantep Üniversitesi, Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Bülbülzade Vakfı, Ensar Vakfı, Eğitim-Bir Sen, SETA, Şehitkamil Belediyesi ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla 03-04 Mayıs tarihlerinde yapılan sempozyum iki gün sürdü.

Sempozyumun açılış törenine Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun, İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci, Şahinbey Kaymakamı Uğur Turan, Şehitkâmil Kaymakamı Mehmet Aydın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Gür, öğretim görevlileri, eğitim yöneticileri, STK temsilcileri ve ülkemizin birçok ilinden gelen 350 öğretmen katıldı.

Açılış ve selamlama konuşmalarına geçilmeden önce Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Gaziantep Valisi Erdal Ata, AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak’ın sempozyuma gönderdiği telgraflar okundu.

 

İhmal Edilen Her Çocuğu Kendi Çocuğumuz Bilmeliyiz

Sempozyumun açılış konuşması Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir tarafından yapıldı. Aldemir; öğretmen sempozyumunu konuşurken yüreğiyle ve varlığıyla Anadolu insanın tarih sahnesinde varoluşuna katkı sağlamış Akif İnan’ı, Celalettin Öktem’i, Nurettin Topcu’yu ve hala değer katan Hayrettin Karaman'ı, Zeki Şengöz’ü, Hasan El Benna’yı, Erdem Beyazıt’ı saymadan geçemeyeceğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü; “Ülkemde yüreğine dokunulmayı bekleyen, insan yerine konmayı bekleyen, yeni Türkiye’nin kurucu unsuru olması için bizim şefkat, merhamet ve özverimizi bekleyen milyonlarca insanımızın varlığı bizi bir taraftan sevindiriyor, diğer taraftan da ülkemizde son günlerde yaşanan çocuklarımızın istismar edilmesi; her ihmal edilen çocuğu kendi çocuğumuz bilinciyle yeniden meseleyi ele almamız gerektiğini gösteriyor. Ülkemizde zor bir süreçten geçtik, birçok sıkıntıları içi içe yaşadık. Hangi acılarımıza ağlayacağımızı karıştırdık. Yaşadığımız bu coğrafyada kitap okumanın silahtan daha tehlikeli sayıldığı günleri yaşadık. Ama bu milletin engin ufku, yürekli insanları, cesur yöneticileri büyük çabalarla bin yıl sürecek denen süreci yeni bir sürece doğru çevirdi.” dedi.

Ezber Bozan Yaklaşımlara, Tartışmalara Açık Olmalıyız

Ferdin ölümü hayat pınarının kurumasıyla; milletin ölümü ise hedeflerinin ölmesiyle gerçekleşir diyen Aldemir; “Mevcut eğitim sitemini parçacı yaklaşımlarla değil; kökten paradigmatik düzeyde sorgulamalıyız. Okul, sıra, öğretmen, idareci, müfredat, sınıf sistemini tartışmaya açmalıyız. Ezber bozan yaklaşımlara, tartışmalara açık olmalıyız. Bedenlerimizi eğiterek, terbiye ederek disipline edebiliriz. Oysa önemli olan zihni ve fikri gelişmişliktir. Eğitim muhatabını neye çağırıyor? Hayra mı, Şerre mi, ileri mi taşıyor yoksa korkulara mı taşıyor? Eğitimimiz bizi hangi medeni kişiliğe taşıyor. Önce bütüncül bir bakış kazanmalıyız. Ondan sonra uzmanlaşmalıyız. Unutmayalım yaratanın iradesi bizim çabamızdan ve irademizden bağımsız tecelli etmiyor. Bizim başarısızlığımız uzunca bir zamandan beri düşmanlarımızı başarılı kılıyor” dedi.

Çaresiz Değiliz, Çare Biziz

Geçmişte ülkemizde yaşananlar; kendisi olmaktan vazgeçen ama bir türlü başkası da olamayan bir milletin hazin modernleşme hikayesidir diye sözlerine devam eden Aldemir; “Bu süreçte ne kendisi kalabilen ne de başkası olabilen bir öznenin yaşadığı varoluşsal sorunların ağırlığı altında zihni ve ahlaki bir duruşa sahip olmak elbette ki kolay bir iş değildir. İbrahim Kalın’ın ifadesiyle Türkiye’nin, gelenek ile modernite, ahlak ile hukuk, anlam ile özgürlük, bireysel kimlikler ile kolektif aidiyet arasında yaşadığı gerilimlerin yüklerinin ürettiği külfetin, Türkiye’nin zihni, ahlaki ve siyasi ufkunu nasıl daralttığını iyi tahlil ederek bu yüklerden kurtulmanın yollarını aramalıyız. Akli ve ahlaki ilkelere dayanan bir varoluş biçimini konuşmalıyız. Kendimizle barışırken dünyayla yabancılaşmayan bir yaklaşımla yol almalıyız. Açık toplum düşmanları normalleşmeye hep saldırdı. Şimdide içimizdeki kripto kapalı yapılar saldırıyor. Siyasi iktidar bir iklim sunar; kış veya bahar. Elinde tohumu olan onu eksin, iklim kış olursa felaket olur. Baharı, ortak bir paradigma ile disipline etmek için derinlikli çalışmalara ihtiyaç var. Sorun yapısal, ancak çaresiz değiliz, çare biziz.” dedi.

Ensar Vakfı Başkanı Hüseyin Kader ve Gaziantep İl Müftüsü Ahmet Çelik ise selamlama konuşmalarında sempozyuma katkı veren kuruluşlara teşekkür etti.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin eğitim sistemi kişileri mutsuzlaştırıyorsa buna bir dur demenin zamanının gelip geçtiğini ifade ederek; matematiğin, coğrafyanın, fiziğin ne kadar önemli olduğunu bildiklerini, ama merhametin, vicdanın, onurun, şerefin de bir o kadar önemli olduğu yeni bir paradigmaya ihtiyaç olduğunu söyledi.

Şahin, “Düşünen, üreten, yol gösteren kuşlar bile yollarını, hedeflerini belirliyor, bir araya geliyor, mazeret üretmiyorlar. Bu şehrin, bu ülkenin gülistan olması için hedeflerinize, hayallerinize bu ülkenin, çocuklarına, geleceğine karşı çok borçlu olduğumuzu biliyoruz” diyerek, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun ise; öğrencilerin öğretmeniyle olan ilişkisinin sadece bir not alış-verişi veya bir takım görsel, kitabi bilgilerin aktarılması şeklinde olmaması gerektiğini ifade ederek, “Eğitim bu değil. Öğretimin belki de bir parçası sadece bu. Eğitim dediğiniz çok daha farklı bir şey, bir insan yetiştirmek. Eğer buralarda yeniden bir dirilişi, uyanışı ortaya koymak istiyorsak farklı düşünmek zorundayız. Rüzgâra karşı uçarsanız ancak yükseklere tırmanmanız mümkün olur” diye konuştu.

Toplumun üzerine sinmiş olan alışmışlık, farklı düşünememe, muhakemeyi kullanamama, kurşun asker olma, birilerinin güdülemesiyle hareket etme gibi davranış biçimlerinden kurtulmak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Coşkun, “Her biri sorgulayan, muhakeme eden, yeni baştan bir düşünce ortaya koyan insanlara ihtiyacımız var. Yüce Kur’an fikredin, akledin diye defalarca bize mesaj olarak ilettiği o fonksiyonumuzu kaybetmiş durumdayız. Çok kolaycı bir milletiz. Hayatı, mesleği, aydın olmayı, eğitimi böyle kolaylayamayız” diyerek konuşmasını tamamladı.

Açılış ve selamlama konuşmalarının ardından panellere geçildi. Semozyumun I. gününde yapılan paneller ve panelistler şöyleydi;

I. Oturum; "Eski Türkiye'de Eğitim"

Oturum Başkanı; Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekici

Panelistler;

Doç. Dr. Niyazi Özdemir (Gaziosmanpaşa Üniversitesi) "İdeolojik Eğitim"

Prof. Dr. Nuri Yavuz (Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı) "Vesayetçi Eğitim"

Metin Kaya (Van Gökkuşağı Derneği) "Son On Yılda Eğitimin Serencamı"

II. Oturum; "Yeni Türkiye'nin Eğitim Paradigması"

Oturum Başkanı; Gaziantep Memur-Sen İl Başkanı Mithat Sevin

Panelistler;

Zafer Çelik (SETA) "Eğitimin Yeni Türkiye'si"

Ahmet Özer (Eğitim Bir Sen Başkan Vekili) "Eğitim Sisteminin Yenilenmesi"

İbrahim Özmantar (Gaziantep Bülbülzade Vakfı) "Eğitim Paradigmasında Öğretmenin Rolü"

III. Oturum; "Sivil Toplum ve Eğitim"

Oturum Başkanı; Anadolu Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Özhazar

Panelistler;

Hüseyin Kader (Ensar Vakfı) "Eğitimde Değer Merkezli Yaklaşım"

Prof. Dr. İbrahim Gezer (İnönü Üniversitesi) "Sivil Toplum ve Kamu İlişkisi"

Gazi Kılıçparlar (Adana Ülfet Derneği) "Eğitim Paradigmasında Öğretmenin Rolü"

Panellerin sonunda panelistlere sempozyum anısına hediye takdimleri yapıldı.

Sempozyumun akşam bölümü Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Kompleksinde Atölye Çalışmaları şeklinde değerlendirildi. Atölye çalışmalarında; Eğitimde Öğretmenin Zihin Kodları, Öğretmen ve Sivil Toplum, Sivil Eğitim, Eğitim Yöneticiliği ve Liderliği, Eğitimde Gizli Müfredat konularında münazaralar yapıldı.