Ana Sayfa Kuruluşlar Hanımeli Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği 8. Gençlik Kürsüsü Programı Gerçekleşti

8. Gençlik Kürsüsü Programı Gerçekleşti

0
8. Gençlik Kürsüsü Programı Gerçekleşti

Hanımeli Derneği’nin Düzenlediği 8. Gençlik Kürsüsü Programı Gerçekleşti

İnsan zekası, insan düşüncesi, maddeden kurtulup manaya, müşahhastan kurtulup mücerrede yükseldikçe gelişir, yücelir ve gerçek manasıyla insanlaşır.

Bir nesle fikir babalığı yapmış, kendisinden beklenen öncülük misyonunu hakkıyla ifa etmiş, dava ahlakına sonuna kadar sadık kalan bir şair ve mütefekkirdir. Necip Fazıl Kısakürek

 Necip Fazıl’ın hayatı bir hesaplaşmanın tarihidir. Bir hesap sorma mücadelesidir. Köklerinden ve medeniyetinden koparılmış, ne kendisi kalabilmiş, ne de başka dünyalara ait olabilmiş, zorlama aidiyetler ile oturmayan, kök salamayan bir sistem ve rejime ve bunun sahiplerine karşı bir misyon mücadelesinden ibarettir.

“Ben taş kafalı komünistlerin, köksüz ve başıboş liberallerin, kanser virüsü Siyonistlerin, iç tahrip ajanı devrimcilerin ortaklaşa düşmanı olduğu ve sistemli şekilde ademe mahkum ettiği, okuma kitaplarından ismini kazıdığı, fakat buna rağmen ilahi bir tecelli ile toprağı altından kaynatmayı ve üstüne meltemler, ürpertiler, zelzeleler sermeyi ve etrafına çelikten bir gençlik hisarı çekmeyi gaye edinmiş ve tam 44 yıl tek derece yön değiştirmemiş belalı adamım; ve bedbaht olduğum kadar da mesudum.”

Yükseköğretim öğrencilerine yönelik hitabet geliştirme, önemli meseleleri gündem edinme, siyasi bilinç oluşturma ve gençliğe, tarihi ve dini misyonumuzun önder, örnek şahsiyetlerini tanıtma amacı taşıyan  “Tarihle Hesaplaşmanın Diğer Adı Necip Fazıl Kısakürek ve Şiir Dinletisi” adı altında 8. Gençlik Kürsüsü düzenlendi.

Necip Fazıl’ın şiirleriyle ve sinevizyon gösterimiyle desteklenen program 1 Mart 2014 Cumartesi günü Alaeddin Elmas Kız Öğrenci Yurdunun konferans salonunda İnönü Üniversitesi Din Kültürü Öğretmenliği 1. Sınıf öğrencisi Esra Demirhan’ın sunuculuğunda gerçekleşti.

 Program Halime Yaylacı’nın hazırladığı sinevizyon gösteriminin ardından şiirlerle ve sunumlarla devam etti.

İlk olarak usta şairin hayatını, eğitim yıllarına şairlik ve yazarlığa ilk adımını İnönü Üniversitesi Hemşirelik 2. Sınıf öğrencisi Merve Güner anlattı.

Konuşmasında Necip Fazıl’ın doğumundan 1934 yılına kadar geçirdiği otuz yıllık birinci devre ve 1934’ten vefatına kadar geçen elli yıllık dönem diye ikiye ayırdığını belirttikten sonra hayatında geçirdiği evreleri anlattı. Necip Fazıl’ın aile yapısı, eğitimi ve edebi kimliğine değinen konuşmacı Necip Fazıl’ın şairliğe ilk adımını, şiirlerinin yayınladığı dergileri ve Paris dönüşü yayımladığı şiir kitaplarına değindi.

Yayımladığı şiirlerle şöhretin zirvesine çıkan şairin, bohem hayatının en koyu rengiyle yaşadığı dönemde hayatının dönüm noktası olan Abdulhakim Arvasi ile tanışmasına kısaca değinen konuşmacı, Türk tiyatrosunun en güçlü oyunları olarak kabul edilen “Tohum” “Para” ve “Bir Adam Yaratmak” piyeslerinin edebiyattaki başarılarını anlattıktan sonra, o dönemlerde çıkardığı “Büyük Doğu” dergisiyle dönemin siyasi partisine muhalefetten, hakkında yüzlerce yıl hapis istendiğini bahsetti.

Necip Fazıl’ın hazır cevaplılığıyla da ün saldığını belirten konuşmacı, Necip Fazıl hayatında 25 yıl süren hastalık sürecinden sonra 25 Mayıs 1983 günü vuslata kavuştu, sözleriyle sunumu sonlandırdı.

Büyük şairin hayatının önemli evresi olan Şeyh Abdulhakim Arvasi ile başlayan dönemini İnönü Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliği 2. Sınıf öğrencisi Halime Yaylacı anlattı.

Necip Fazıl’ın bu dönemde ruhunun ve nefsinin savaşıyla ikilemde kaldığına ve bir gün bindiği vapurda daha önce hiç görmediği ve Hızır (a.s) olarak nitelendirdiği kişiyle sohbet ettiğine değinen Yaylacı “Necip Fazıl’ın o kişiye “bu devirde bir önder, bir bilen yok mu?” diye soru sorduğunu ve o kişinin Ağa Camii’nde Cuma günleri vaaz veren Abdulhakim Arvasi hazretlerinin yönlendirdiğini” anlattı. Necip Fazıl’ın bu konuşmadan sonra Cuma gününü iple çekip Ağa Camiine gideceği yerde, arayış içindeki başkasıymış gibi davranıp yeniden eski hayatına döndüğünü, ama bir Cuma günü arkadaşıyla bir apartmanda oturmuş Fransızca bir kelime olan “şeref üstün haberciye, üstün haberciye şeref” sözlerini tekrarlarken birden aklına Abdulhakim Arvasi hazretlerinin geldiğini anlatan konuşmacı, camiye giderek Abdulhakim Arvasi’yle tanışma faslını anlattı.

Bu tanışmanın ardından, tam bir yıl arayış ve ikilemin arasında kaldığını ifade eden konuşmacı Necip Fazıl’ın hocasıyla diyaloglarına, bu arayışı sırasında geçirdiği buhranlara ve imana erdikten sonra yaptığı faaliyetlere değindikten sonra konuşmasını bitirdi.

Son olarak İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Hazırlık sınıfı öğrencisi Hilal Çakın Necip Fazıl’ın edebi kişiliğini anlattı.

 Necip Fazıl’ın dedesinin himayesinde, çocukluğundan itibaren engin bir edebiyat hazinesiyle Fuzuli’nin divanıyla ve Hz Ali’nin cenk hikayeleriyle beslendiğini, 13 yaşında “Yeni Mecmua” dergisinde yayınlattığı şiirle edebiyat dünyasına kendini tanıttığını ve 18 yaşında Ahmet Haşim’in “Çocuk bu sesi sen nerede buldun?”sözlerine muhatap olduğunu anlattı.

1934’te Abdulhakim Arvasi’yle tanışmasının Necip Fazıl’ın fikir dünyasındaki değişimle yazım hayatının da değiştiğini anlatan konuşmacı, şairin;

“Anladım sanat Allah’ı aramakmış

Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış” dizeleriyle örnek verdi.

Necip Fazıl’ın ilgilendiği diğer edebi eselerden tiyatroya da değinen konuşmacı; Türk tiyatrosunda zirve tutan eserlerinden ve kazandığı ödüllerin verilmeyerek hakkının gasbedildiğinden ve yine şairin çıkardığı “Büyük Doğu” dergisinin içeriğinden bahsetti.

“Üstad büyük doğu dergisi ile dönemin tek parti yönetimine karşı da siyasi bir tavır sergilemiş ve böylece vefatına kadar sürdürdüğü amansız mücadelede cezaevi onun ikinci adresi olmuştur. “Zindandan Mehmet’e Mektup” adlı şiiriyle oğlu Mehmet’in sıfatıyla tüm gençliğe seslenmiştir” diyen Çakın konuşmasını, şairin Mehmet’e Mektup şiirinin birkaç mısrasıyla bitirdi.

Program aralarında okunan şiirlerde; Şehadet Türkeş’in “Kaldırımlar” Merve Yeşilyurt’un “Sakarya Türküsü”  Çiğdem Aydınhan’ın “Ömer Müslüman Oldu”  Yasemin Böcek’in “Visal” Elif Aka’nın “Zindandan Mehmet’e Mektup” Esma Elçi’nin“Muhasebe” ve “Karacaahmet” şiirleriyle programa ilgi daha da yoğunlaştı.

 

Gençliğe Fırsat Alanları, Gençlik Platformları

Programın ikinci bölümünde “Gençlik Platformları”nın tanıtımı ve bu platformlara üyelik çağrısı yapıldı. Gençlik Komisyonu üyesi Tülay Aknar Platformların oluşum amacı ve sürecini anlattı.

“Gençlik Komisyonu olarak 2013-2014 eğitim yılını “Gençlik ve Hareket Yılı” ilan ettik ve birçok alanda gençlerin görev yüklenebilecekleri, aktivite ortaya koyabilecekleri, daha da önemlisi bu hareketlenmelerle toplumsal sorumluluk taşıdığımız durumlara karşı çalışma yürütebilecekleri yeni alanlar açtık.

Bu başlık altında; gençlerin her birini ilgileri yönünde gayretlendirerek, yaşama dair her alana dokunan ve o alanı dokuyan gençler olmalarını hedefledik.

Genç beyinlerden, ürettikleri fikirlerden azami oranda faydalanabilmek ve değerli ve kalıcı olana yatırım yapabilecek feraset sahibi gençler olmalarına zemin hazırlamak için “Gençlik Platformları” oluşturduk.

Gençlik Platformları gençlerimizin seçtikleri alanlarda, alanın tarihi kök ve değerlerinden kopmadan güncel bakış yakalayabilmeleri, uyutulmuş ve uyuşturulmuş gençliğin; hakikatten uzak, sanal ve suni gündemlerden sıyrılarak gerçek gündemlere taşınmalarının sağlanması ve aynı zamanda gençlerimizin kurumsal yapılanmayı da öğrenebilecekleri oluşumlardır.

Halihazırda 3 platformun oluşumu gerçekleşmiş ve faaliyetlere başlanmıştır. Bunlar “Yardım ve Dayanışma Platformu” “Okur Platformu” ve “Namazla Diriliş Platformu”.

Bu platformların geniş çapta faaliyetleri henüz planlanmakta ve küçük adımlar atılmaktadır. Bu çalışmaların planlaması, projelerin geliştirilmesi, faaliyet alanlarının yerelden ulusala doğru çıtayı yükselterek devam etmesi sizlerin önemseyişine, azmine ve çalışmalardaki istek ve istikrarınıza bağlı olarak devam edecektir.

Bunlara ek olarak; “Tesettüre Çağrı Platformu”, “Tarih-Kültür ve Gezi Platformu”,

 Ahlak Platformu”, “Sosyal Medya ve İletişim Platformu”, “Kur’anı Anlama Platformu”, “Çevre- Sağlık ve Bilinçli Tüketim Platformu” planlanmaktadır.

Bu platformlar da sizlerin, bu çalışmaları yürütmeye aday olmanızla hemen başlatılacaktır. Yolunuz açık olsun sevgili gençler” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Ardından kurulu 3 platformun sözcüleri, Yardımlaşma ve Dayanışma platformu adına Yasemin Böcek, Namazla Diriliş Platformu adına Sümeyra Yaşa ve Okur Platformu adına Şehadet Türkeş, platformların plan ve faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Program bitiminde Gençlik Platformları standında liseli ve üniversiteli gençler isimlerini yazdırarak üyeliklerinin ilk başvurusunu yaptılar.

Program tek bir cümlede umut verici, hareket içeren ve gelecek vadeden bir gençliğin görüntüsüydü. Programın başında Necip Fazıl’ın davasını anlatan ve gençliğe çağrısını sinevizyon gösteriminde kendi sesinden dinleyen gençlerimiz, Necip Fazıl’ın çağrısına Gençlik ve Hareket Yılına uygun en güzel karşılığı verdiler.