3. Oturum: Geçmişin İzinde Geleceği Aramak

0
214

Van’da düzenlenen “Değerler ve Desenler” sempozyumunda bir sunum yapan yazar Cihan Aktaş, “Hepimiz bu dünyaya karşı bakışımızı güzelleştirmek zorundayız. Bizler sorgulamadığımız her düzenin parçasıyız” şeklinde konuştu.

AKADDER tarafından Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Cengiz Andiç Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda yapılan “Değerler ve Desenler” Sempozyumunun 3. oturumu 22 Nisan Pazar günü yapıldı.

“Geçmişin İzinde Geleceği Aramak” başlıklı 3. oturumun moderatörlüğünü Gazeteci yazar Vahdettin İnce yaptı. 3. oturumda; TRT Kurdi Koordinatörü Mustafa Ekici “Üzerinde Yaşadığımız Toprağın Hakkı (Yerlilik), Yazar Yıldız Ramazanoğlu “İnsanlığın Kurucu Özlerinden Biri: Edebiyat”, Yazar Cihan Aktaş ise “Kent ve Estetik Değerler” başlıklı birer sunum gerçekleştirdi.

Yıldız Ramazanoğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle:

“Edebiyat bilgiden daha fazla şeye ihtiyacı olanlar içindir. Google’den bilgiye kolay ulaşabilir ve bilgi edinebiliriz. Ama edebiyat bize bilgiden daha fazla şey vaad eder.

Cemil Meriç’in de dediği gibi edebiyat; iki insanın veya daha fazla insanın birbirini sevmesi için vardır.

İnsanlıkla ittifak noktamız değerlerimizdir. Asıl olan farklılıklardan çatışma değil, eşitlik, adalet, merhamet, güven üreten dillerdir.

Erdemli, yan yana, birlikte yaşama kültürünü ortaya koyan insanlar küreselleşmeyi aşağıdan sağlayan ve daha güçlü olan insanlardır.

İnsanlığın ortak olarak ortaya koyduğu şeyler var. Edebi metinler, seyahatnameler… Bunlar insanların ortak edebi eserleridir.

Edebiyatın asıl kaynağı, Allah’ın sözleri olan vahiydir. Nuh’un, İbrahim’in, Yusuf’un hikâyelerine bakalım. Bu hikâyelerden değerlerimize sızan çok şey var. 15 Temmuz’da sokağa çıkan baba oğullar, İbrahim’den ilham alarak saflarını belli etmek, yanan ateşe şu dökmek adına sokağa çıktılar, mücadele verdiler.”

Cihan Aktaş ise sunumunda şunları dile getirdi:

“Bir şehrin oturuş dokusuna yapılacak radikal değişiklikler konusunda öncelikle karar vermesi gerekenler kimler? Orada yaşayan insanların duyguları, düşünceleri, fikirleri alınmadan bir dokunun kesinlikle radikal bir değişime tabi tutulmaması gerekiyor.

Bir şehrin dünyayı ayağına getirmesi Van üzerinden düşünebileceğimiz bir şey. Van özel bir şehir. Bütün ülkeyi saran betonlaşmanın burada olmamasını temenni ederdim.

Bir düzenin varlığı başka ihtimallerin dışarda bırakılmasıdır. Peki biz hangi ihtimalleri dışarda bırakıyoruz.

Hepimiz bu dünyaya karşı bakışımızı güzelleştirmek zorundayız. Bizler sorgulamadığımız her düzenin parçasıyız.

Son panelist Mustafa Ekici de şunları ifade etti:

“On binlerce, yüzbinlerce küçücük acı, yüreğimizi coşturan minik sevinçler, bazen insan kitlelerini hercü merç eden kullandığımız dile ruhunu veren, sarıldığımız kumaşa desenini işleyen, yüzümüzün kederinde nasıl bir şekil alacağını belirleyen kısaca bizi biz kılan kültürün ta kendisidir.

Ailesinden ve atasından kopanın, dilinden, toprağından kopanın dünyaya vereceği hiçbir şey yoktur. Küçümsemeyin annenizi… Mutfakta kavurduğu helva sizi evrenselin içinde bir değer yapar. Halanızın atkınıza ördüğü iki desen sizi evrensel kılar. Bunlara, bu küçük şeylerin neşet ettiği büyük şeylere, bu toprağın size cömertçe sunduğu değerlere sıkı sıkıya sarılın. Sarılın ki anne anne olsun. İçinde huzur akan bir nehre dönüşsün eviniz.”

3. oturumun tamamını aşağıdan izleyebilirsiniz:

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.