28 Şubat Süreci“nin 14.Yıldönümünde Panel

0
107

28 Şubat 1997’de 9 saat süren Milli Güvenlik Kurulu kararlarıyla başlayan “28 Şubat Süreci”, unutulmaması ve hesap sorulması için Bülbülzade Vakfı tarafından gerçekleştirilen panelle gündeme taşındı.

UNUTTURMAMAK VE HESAP SORMAK İÇİN…

 

28 Şubat 1997’de 9 saat süren Milli Güvenlik Kurulu kararlarıyla başlayan “28 Şubat Süreci”, unutulmaması ve hesap sorulması için Bülbülzade Vakfı tarafından gerçekleştirilen panelle gündeme taşındı.

28 Şubat Pazartesi Şahinbey Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panel; Araştırmacı-Yazar İhsan ELİAÇIK, MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL ve Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu ve Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay ALDEMİR’in katılımıyla yapıldı.

Program, MAZLUMDER Gaziantep Şube Başkanı Hafız Abdurrahman ÇELİK’in Kur’an tilâvetiyle başladı. Kur’an tilâvetinin ardından Rânâ ALDEMİR, Fatma AKDOĞAN ve Zehra AKDOĞAN; Araştırmacı-Yazar İhsan Eliaçık’ın “Tarihe Not” isimli şiirini okudular.

 

HALK İÇİN ÇALIŞANLAR, HALKA RAĞMENCİLER

Okunan şiirin ardından panele geçildi. Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu ve Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay ALDEMİR’in katkıları ve oturum başkanlığında gerçekleştirilen panelde, ALDEMİR Milli Görüş Lideri merhum Necmettin ERBAKAN’a rahmet dileyerek başladı.

28 Şubat’ın kudretli bir paşasının birkaç yıl önce gerçekleştirilen cenaze merasiminden bahseden ALDEMİR, “Orada halkta yoktu, 28 Şubatçılar da… Sadece tören için gelen askerler vardı” şeklinde konuşarak halk için çalışanlarla “halka rağmenciler” arasında karşılaştırma yaptı. 

 

BU TARZ TEZGÂHLAR, BİR DAHA YAŞANMASIN

İslam’ın ülkemiz için bin yıllık bir harç olduğunu ifade eden Turgay ALDEMİR sözlerini şöyle sürdürdü: “100 yıllık bir fetret dönemi yaşıyoruz. Bugün burada bu programı yapıyoruz, çünkü yeni fetretler yaşamak istemiyoruz. Yeni nesil bugünü unutmasın, unutturmayalım, bir daha bu tarz tezgâhlar olmasın diye uğraşıyoruz.”

 

12 EYLÜLCÜLER, 28 ŞUBATÇILAR’DAN NEDEN HESAP SORULMUYOR?

“Şu anda birkaç gazeteciyle birkaç paşa demir parmaklar arkasında. Peki, 12 Eylülcüler, 28 Şubatçılar nerede? Bir kısım tetikçilerin arkasındaki güçler neden demir parmakların arkasına tıkılmıyor? Yaşadıklarımız uluslar arası sermayenin bir projesidir.”

 

28 ŞUBAT’IN KORKUSU, TRAVMASI DEVAM EDİYOR

28 Şubat’ın fiilen bitmediğini ifade etmek için “28 Şubat’ın mağdurları şu anda bürokrat ya da başka şekilde iktidardalar. Ancak iktidardaki varlıkları sadece bedenen… Rûhen 28 Şubat’ın korkusu, travması devam ediyor. Oysaki korkularımızı yenerek, özgürleşerek hesaplaşabiliriz” şeklinde çarpıcı tespitlerde bulunan ALDEMİR, mikrofonu Araştırmacı-Yazar Sayın İhsan ELİAÇIK’a bıraktı.

 

12 EYLÜLCÜLER, ÇEVİK BİR, 28 ŞUBATÇILAR NEDEN YARGILANMIYOR?

ELİAÇIK yaptığı konuşmada “zamanın ruhu” üzerinde durarak on yıl önce konuşulanları tekrar konuşmanın anlamlı olmadığını, bakış açılarını, tespitleri gözden geçirmenin gerekli olduğunu ifade etti. 30 dâvâdan yargılandığını ifade eden ELİAÇIK savcının kendisine “devlet bu işi bırakmanı istiyor, anlamadın mı?” şeklinde konuştuğunu ifade ettikten sonra kendisini okuma-yazma ameliyesini daha kararlı bir şekilde uyguladığını ifade ederek “13 Şubat’ta verilen önerge, Ak Parti-MHP işbirliği ile reddedildi. 12 Eylülcülerin yargılanmasının önündeki engellerin kaldırılmasına neden “evet” demiyorsunuz. Çevik BİR nerede? 28 Şubat paşaları nerede? Ulasalcı-millici paşalar içeride, Amerikancılar dışarıda. Neden?” diyerek konuşarak yeni bir söze, yeni bir duruşa ihtiyaç olduğunu ifade etti.

 

28 ŞUBAT’IN ASIL MAĞDURU HALK, HALK ADINA İSE MERHUM ERBAKAN

Söz sırası daha sonra MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL’a geçti. ÜNSAL yaptığı konuşmada 28 Şubat’ın asıl mağdurunun halk olduğunu, halk adına ise Necmettin ERBAKAN olduğunu ifade ederek rahmet dileğinde bulundu.

ÜNSAL şöyle konuştu: “28 Şubat darbesi post-modern bir darbe idi. Diğerlerinden farklı olarak, modern olmayan… Tanımlanmayan… Teorisi olmayan bir darbe…”

 

MEDYA DESTEKLİ POST-MODERN DARBE

“Kendilerine, ailelerine imtiyaz tanınanlar serbest seçimle bu imkânları ellerinden alınınca kaybettiklerini 1960’ta yeniden ele almak için darbe yaptılar. 1971 böyledir, 1982 de… 28 Şubat farklı. Asker yumruğunu vurdu, dişini gösterdi. Ancak bu sefer arkasında medya vardı. Medya Genelkurmay’dan brifing alarak halkta kaygı, korku ve endişe inşa etti. “Sorun o kadar büyük ki ancak silahla, askerle çözülür” düşüncesi, kanaati oluşturuldu. Yatak odalarına baskın görüntüleri, Fatih-Çarşamba görüntüleri bu iş için kullanıldı.”

 

5’Lİ ÇETE İŞBAŞINDA

Meclis’in bu tezgâh karşısında direnemediğini ifade eden ÜNSAL, sivil toplum örgütleri KESK, DİSK, TİSK, Türk-İş ve TOBB’un askerin arkasına saklanarak halka karşı mevzilendiğini, ateş ettiğini ifade etti. ÜNSAL sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hakem olması gereken yargı da taraf oldu. TSK İç Hizmetler Kanunu’nun 35. maddesi meşruiyet kaynağı yapıldı. Bu kanunun değişmesi için çağrımızı, buradan bir kez yeniliyoruz.”

28 Şubat uygulamalarının devam ettiğini belirten MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL, örnek olarak ilköğretim 5. sınıfı bitirmeyen çocukların hâlâ yaz Kur’an kurslarına gidemediklerini, meslek liseleri ile imam-hatip liselerine uygulanan katsayı zulmünün ise devam ettiğini belirtti.

 

“BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN“

TSK bünyesinde kurulan BÇG’nin kanunlara aykırı olarak oluşturulduğunu ifade eden ÜNSAL, Necmettin ERBAKAN’ın “Başka bir dünya mümkün“ demekle bütün paradigmaları değiştirmek istediğini, yeni yörüngeye yönlendiren düşünce ve uygulamalar nedeniyle baskı altına alındığını, batılı ülkelerin tüm olan bitenler karşısında seslerini çıkarmamalarının anlamlı olduğunu vurguladı.

Havuz sistemiyle kâr eden KİT’lerin zarar eden KİT’lere kaynak aktardığını, bunun da devletten düşük kredi alarak yine devlete yüksek oranlarda faizle kredi veren finans çevrelerinin canını sıktığını, bunların da 28 Şubat sürecinde rol aldıklarını ifade eden ÜNSAL, 28 Şubat’ın teşhir edilmesi gereken, unutulmaması gereken isminin Süleyman DEMİREL olduğunu; 12 Eylül’ün, 28 Şubat’ın failleri –başta Süleyman DEMİREL olmak üzere- hepsinin bugünkü darbe teşebbüsçüleriyle birlikte yargılanması gerektiğini ifade etii.

 

28 ŞUBAT’I ASKERLER DEĞİL, BANKALAR YAPTI

Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu ve Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay ALDEMİR sözü tekrar Araştırmacı-Yazar İhsan ELİAÇIK’ verdi. ELİAÇIK 28 Şubat’ı askerlerin değil bankaların yaptığını belirterek işbirlikçi sermayenin rolüne dikkat çekti. ELİAÇIK sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni bir paradigma gerekiyor. 28 Şubat yeni bir mîlat oldu. Zalimlerle mazlumların yeri değişti. İktidar kim? Görünen iktidarın arkasındaki iktidar kim? Bunu anlamak için berrak bir zihin gerekiyor.”

“Güç mantığını, mülkiyet mantığını değiştirmemiz gerekiyor. Peygamberin vefatından sonra iki paradigma ortaya çıktı: 1) Gücü eline geçirme, 2) Gücü paylaşma, dağıtma ekolü. İktidar, bilgi, servet ele geçince ne oldu? Ne değişti? Dünyada 1 milyarın üzerinde aç insan var ve bunların büyük çoğunluğu Müslüman.”

 

ABDESTLİ KAPİTALİZM

“Bugünün sağcıları, solcuları, İslamcıları kapitalist oldular. “Yeni bir dünya mümkün” diyorsak paylaşabilmeliyiz. Para, ayaklarımızın altında olmalı. Bir küçük cemiyette, cemaatte en zengin ile en fakir arasında uçurum varsa orada bulunanlara Müslüman olmaz.”

“Bir cemaatte zenginle fakirler için ayrı ayrı sohbet ediliyorsa orada İslam’dan bahsedemeyiz. Yoksa yaptıklarımız “Abdestli Kapitalizm” olur.”

“Ceketiyle gelip ceketiyle gidecek, servetine servet katmayacak siyasetçi arıyorum.”

“Başörtülüler için mücâdele ettim, yargılandım: Başörtülüler zengin semtlere taşınsın, villalara yerleşsin, jeepiyle fakir-fukaraya çamur sıçratsın diye mi? Ben artık bu tarzdaki başörtülüyü değil, çamur sıçratılan, ayakkabısız, fakir kızı destekliyorum”

 

Hak arama bilincimizi oluşturmamız gerektiğini ifade eden Turgay ALDEMİR sözü, MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL’a bir kez daha verdi. ÜNSAL şöyle konuştu:

 

YENİ PARADİGMA

Paradigma değişmezse hiçbir şey yapılamaz. Yeni kurumlar oluşturulamaz. Biz nefislerimizdekini değiştirmedikçe Allah, hakkımızdaki hükmünü değiştirmez.

“1960 darbesinde yargıçlar, hukuk fakültesindeki hocalar sağlam dursalardı bugün bunları yaşamıyor olacaktık. 28 Şubat’tan sonra Suriye, Medine ve Mısır’da okuyup profesör olan öğretim üyelerinin denklikleri iptal edilerek, kanun geriye doğru işletilerek lise mezunu durumuna düşürülmüşlerdir.”

 

ÇÖZÜM İÇİN ÜÇ ÖNERİ

“Yargıyı bağımsızlaştırmadan hangi sistemi kurarsanız kurun, sorun yaşamaktan kurtulamazsınız. Çözüm için: Yargı bağımsızlaşmalı; sivil toplum yürütmeden bağımsız bir şekilde örgütlenmeli; özgür, bağımsız ve hukuktan yana bir medya düzeni kurulmalı.

 

Panel; sorulan sorulara verilen cevapların yer aldığı üçüncü turun ardından bu tarz gündemlerin bir daha yaşanmaması dileğiyle sona erdi.

 

Habere ait foto galeri için tıklayın