28 Şubat Süreci Bitti (mi?) Paneli

0
107

28 Şubat darbesinin 15. Yıldönümünde Anadolu Platformu Üyesi Bülbülzade Vakfı ve MAZLUMDER Gaziantepte ortak bir panel düzenlediler.

Bülbülzade Vakfı ve MAZLUMDER Gaziantep Şubesi Postmodern Darbe 28 Şubat Süreci’nin 15. yıldönümünde ortaklaşa “28 Şubat Süreci Bitti (mi?)” konulu panel gerçekleştirdi. Panel MAZLUMDER Genel Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet ALKIŞ’ın oturum başkanlığında, MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL, Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi Aslan DEĞİRMENCİ’nin katılımıyla yapıldı. Bülbülzade Vakfı Başkanı ve Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay ALDEMİR ise 28 Şubat Süreci’ni, yaşayan canlı bir tanık olarak başından geçenleri ve sürece ilişkin düşüncelerini panelistlerin konuşmalarından önce katılımcılarla değerlendirdi. Panel 300’ü aşkın katılımcı ile Şehitkâmil Belediyesi Konferans Salonu’nda yapıldı.

 

Türkiye’nin Tarihi, Darbeler Tarihidir

Panele geçilmeden önce “Kanayan Bir Yara: Başörtüsü” konulu kısa bir film katılımcılarla paylaşıldı. Ardından panelin Oturum Başkanı MAZLUMDER Genel Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet ALKIŞ paneli başlattı. ALKIŞ şöyle konuştu: “Neden bu konuyu konuşuyoruz? Darbeler neden yapılır? Çünkü Türkiye’nin tarihi, darbeler tarihidir. İttihat Terakki’yi Osmanlı döneminde olduğu için dışarıda tutarak söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk darbesi 1.Meclis’e karşı yapılan darbedir. Kurtuluş Savaşı vatan topraklarını, hilafet ve saltanatı kurtarmak, şer’î ahkâmı sürdürmek amacıyla yapıldı. 1. Meclis Lozan’daki tuzağa düşmeyince elit bir grup Türkiye’de bir düzen kurulması gerektiğine inanıyordu ve bu amaçla darbe yapıldı: Üçte iki çoğunlukla alınması gereken seçim kararı, salt çoğunlukla alınarak seçime gidildi ve 1. Meclis tasfiye edildi.”

 

Diğer Darbelerin Hepsi Bu İlk Darbeyi Tesis Etmek İçin Yapıldı

“Cumhuriyet’in ilanı bile üçte ikilik çoğunlukla alınması gerekirken salt çoğunlukla alındı. Hilafet kaldırıldı ve saltanat kaldırıldı, Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkarıldı. İşte diğer darbelerin hepsi bu ilk darbeyi tesis etmek için yapıldı.” diyerek panelistlere söz vermeden önce “28 Şubat Süreci’nin mağdurlarından Turgay ALDEMİR’e mikrofonu bırakıyorum” diyerek ALDEMİR’i sahneye davet etti.

 

Başımıza Gelenler Mağduriyet Değil, İmtihan ve Mücadele Serüvenidir

Bülbülzade Vakfı Başkanı ve Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay ALDEMİR yaptığı konuşmada “Yaşadıklarımı bir mağduriyet saymıyorum, mağduriyet sayarsam bütün bir süreci kabûl etmiş olurum. Bu anlamda mağdur tabirini reddiyorum. Benim ve arkadaşlarımın bir derdi ve davası var. Bu mücadeleyi sürdürürken başımıza gelenler mağduriyet değil, bir imtihan ve mücadele serüvenidir.”

 

Zulüm Edilmeyecek Kadar Güçlü Olmalıyız

“Aliya İzzetbegoviç “Sizin zayıf olmanız komşunuza zulümdür” der. Siz zayıf olursanız komşunuz sizi ezebilir. Bu açıdan zulüm edilmeyecek kadar güçlü olmalıyız.” diyen ALDEMİR “Neden darbeler hep İslam Dünyası’nda gerçekleşir?” şeklinde soru sorarak “Bizler kendi durumumuzu, pozisyonumuzu belirlemeliyiz? Geçmişte her camia, iktidar mücadelesine girişti. 28 Şubat Süreci gösterdi ki ülkenin büyük çoğunluğu Müslüman, süreci planlayan ve yürütenler ise bir grup azınlık.” dedi.

 

“Bu gün asker hesap veriyor. Ama iş adamı, polisler, bürokratlar, dönemin siyasi aktörleri hâlâ hesap vermiyorlar” diyen ALDEMİR “polisler bize işkence ettiklerinde sizi temizleyip, düzeltip, topluma kazandıracağız diyorlardı. Güya zararlı yönlerimizi düzelteceklerdi. Bu işkenceleri yapan polis memurları ise -maalesef- muhafazakârlardı.”

 

İşkence Arası Polislerle Cemaat Halinde Namaz Kıldık

“Tutukluluk günlerinden örnek veren ALDEMİR hatıralarını katılımcılarla paylaştı: “İşkence arasında üst düzey bir emniyet amiri geldi, polislere ‘namaz kıldınız mı?’ diye sordu. Kendileri imam olmak istemediler. Bizim daha iyi yapacağımızı söylediler. Polislerle cemaat halinde  namaz kıldık.”

“Namaz sonunda polisler sordular ‘bize beddua mı ettiniz?’ diye. ‘Hayır’ dedik. ‘Siz de Müslüman, biz de Müslümanız… Ama siz, bize işkence ediyorsunuz. Allah bu çelişkimizi ortadan kaldırsın’ diye dua ettik.” şeklinde cevap verdik.

 

Vakfımıza, Radyomuza, Şirketimize, Dershanemize El Konuldu

“O dönemde Türkiye’de ilk olarak bize müdahale edildi: Vakfımıza, radyomuza, şirketimize el konuldu. Dershanemiz öğrencileri tek tek aranarak tehdit edilip dershanemizden kayıtlarını aldırdılar.” diyen Turgay ALDEMİR “Hatta o süreçte el konulan ehliyetimiz de satılmış. Ehliyetimizin satılmasından dolayı alkollü araç kullanmaktan gıyabımızda yargılanıp ceza almışız. Bunu da bir yol denetiminde öğrendik. İki yıllık bir hukuk mücadelesinden sonra halklılığımız ortaya çıktı. İki polis ise açığa alındı.” şeklinde konuşarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“54 duruşmadır hâlâ Adana’da yargılanıyoruz. Gerekçe ise bir hukuk garabeti: Yanlış yapmaya meyilliymişiz, 10 yıl sonra suç işleyebilirmişiz.”

“Biz ceza evindeyken bir hukuk garabeti daha başımıza geldi. “Cezaevinde de suç işlemiş kişiler” ile aynı koğuşa konulduk. Hamd olsun orda da boş durmadık. “İlk defa Kur’an okuyan insanları yakından gördük, onlara dokunduk, diyen âdî suçlardan dolayı yatan, eroinman olan mahkûmlar gördük. Mahkûmlar Hz. İbrahim Kıssası’nı kast ederek hele bize İbrahim ağabeyi bir daha anlat diyorlardı.”

 

Dünü Unutmadan Yarını Şekillendirmeliyiz

Bülbülzade Vakfı Başkanı ve Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay ALDEMİR sözlerini şöyle tamamladı: “Birlik beraberliğimizi korumak için gayretli olmalıyız. Geçmişi konuşurken bugünü, yarını kaçırmamalıyız.  Ortadoğu’da görüyoruz. Birileri yıkılıyor… Tamam, doğru. Ama daha önemli olan şu: Yerlerine ne konuluyor.”

“Milletin inancıyla, değerleriyle, kültürüyle uyumlu bir sözleşme imzalamalıyız. Dünü unutmadan yarını şekillendirmeliyiz.”

 

 

Şahsında Medeniyet Değerlerimizin Yargılandığı Erbakan Hoca’ya Rahmet ve Minnetle…

Panelin Oturum Başkanı Mehmet ALKIŞ gelinen süreci genel hatlarıyla anlatması için ilk sözü MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL’a verdi. ÜNSAL “Şahsında medeniyet değerlerimizin yargılandığı 28 Şubat’ın en büyük mağduru Erbakan Hoca’yı minnetle, rahmetle anarak başlıyorum.” diyerek söze başladı. “Daha önce yaşadıklarımız bir darbe idi. Şartlar hazırlanıyor ve darbe yapılıyordu. Ama 28 Şubat bir süreç. Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu 1000 yıl sürecek diyordu.” diyen ÜNSAL sürecin bu noktaya gelmesiyle ilgili olarak şöyle konuştu:

 

Bu Sürece Neden Nasıl Gelindi?

“1979’da İran İslam Devrimi ile ilk defa dünya sistemine karşı sosyalist sistem dışında bir değerle itiraz ediliyordu. Dünya sistemi bu durum karşısında şaşkınlık yaşadı. Bu yüzden Afganistan işgal edildi. Ardından bakıyoruz Mısır’da, Lübnan’da başka başka arayışlar, itirazlar gelmeye başladı.”

 

Sosyalist Rusya ve Doğu Bloğu Emperyalist Dünya Karşısında Duramadı

“1980 askeri darbesinden sonra Türkiye’de dış zorlamayla seçimler oldu. Halk muhafazakâr gördüğü ÖZAL’a oy verdi. Bu aşamada Kürt Sorunu patlak vermeye başladı.”

“Dünya arenasında arayışlar, yeni uyanışları beraberinde getirdi. Berlin Duvarı yıkıldı, SSSCB dağıldı. Sosyalist Rusya ve Doğu Bloğu kapitalist, emperyalist dünya karşısında duramadı.”

 

3. Bir Yol Olarak Tezahür Eden İslam’ı Tehlike Olarak Görmeye Başladılar

“Emperyalistler bu sefer 3. bir yol olarak görünmeye başlanan İslam’ı tehlike olarak görmeye başladılar. Refah Partisi 1989’da yapılan seçimlerde 4. büyük parti oldu. 1991’de ittifak yaparak seçimlere gidildi. İttifak sebebiyle tepkiler, ardından istifalar oldu. 1994’te yapılan yerel seçimlerde büyük başarı kazandı ve aralarında İstanbul, Ankara, Diyarbakır’ın olduğu birçok ilde seçimi kazandı.” diye konuşan ÜNSAL sözlerini şöyle sürdürdü:

 

3. Yolun Görünür Olmaya Başlamasıyla Cinayetler ve Olaylar Tertiplendi

“İşte bu gelişmelerden sonra Prof. Dr. Muammer AKSOY, Bahriye ÜÇOK, Uğur MUMCU cinayetleri, Gazi Mahallesi ve Sivas olayları patlak verdi. Bu patlak veren olaylar, ortaya çıkmaya başlanan durumu engellemek, tıkamak içindi.”

 

“Adil Düzen”, Alternatif Sunmaktan Ziyade Bir İtirazdı

“Adil düzen, alternatif sunmaktan ziyade bir itirazdı. Sonrasında D8’le idealler kısmen başarıldı. Ekonomik çözümler için hem zaman yetmedi hem de bir kısmı geçekleşmesi mümkün olmayan ütopik şeylerdi.”

 

”Başka Bir Dünya Mümkün”e İzin Vermediler

“1995 seçimlerinde Refah Partisi birinci parti oldu. Uluslar arası sistem ve yerli işbirlikçileri ”Başka bir dünya mümkün”e izin vermediler.  1. olan partinin koalisyon hükûmeti kurmasına imkân tanımadılar. Kurulan Ana-Yol Hükûmeti güven oylamasındaki teknik bir sebepten dolayı düşünce Refah-Yol Hükûmeti ancak o zaman kurulabildi.”

MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL sözlerini şöyle tamamladı: “Öğrenciler okullardan, memurlar kamu kuruluşlarından atılmaya başlandı. Sermaye renklerine ayrıldı, mahkemeler emir-komuta zinciri ile karar vermeye başladı, BÇG’nun faaliyetleri, Fadime Şahin-Ali Kalkancı olayları… İşte bütün bunların sonucunda 28 Şubat Süreci yaşandı.”

 

“Mehmet ALKIŞ Bey 1. Meclis’ten 2. Meclis’e kadar geçen süreçlere değindi. 1. Meclis ile 2. Meclis arasında İzmir İktisat Kongresi düzenlendi. Bu kongreyle liberalizme, dünya sistemine izin verildi; Anadolu kaplanlarına karşılık… Bunu da not etmek istedim. Son olarak şunu belirtmeliyim: “Cumhurbaşkanı, siyasi aktörler, Çevik BİR’ler inşallah hesap verirler. İşte o zaman hesap sorma süreci tamamlanmış olur.”

 

Oturum Başkanı Mehmet ALKIŞ “Darbeleri ayakta tutanlar; Silahlı kuvvetler, yargı, medya. Bu üçlü halka rağmen darbecilerin yanındadırlar. Diğer aktörler buna uyar.” diyerek sözü dönemin medya dezenformasyonu üzerine yaptığı çalışmalarla gündemde olan Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi Aslan DEĞİRMENCİ’ye bıraktı.

Aslan DEĞİRMENCİ “Dün ne oldu? Kimler kullanıldı?” diyerek son 1,5 yıl boyunca dönemin medyası üzerine yaptığı çalışmalar hakkında katılımcıları bilgilendirdi:

 

TSK, Emniyet, MİT, Medya, Sermaye, Encümen-İ Daniş’ten İşbirliği

“TSK, Emniyet, MİT, medya, sermaye, Encümen-i Daniş bizim çocukluğumuzda izlediğimizi Voltran çizgi film karakteri gibi bir araya gelip saldırıya geçmesi gibi bunlar da birleşerek saldırıya geçtiler.”

“Müslümanlar teknik takibe alınarak Genelkurmay, BÇG ile MİT, Memur ve işçiler kanalıyla fişleyerek bir yerlere ulaşmaya çalıştılar. 15 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ 28 Şubat Süreci’nin aktörleriyle hesaplaşılmadı. Bir soruşturma var. Ciddi bir şekilde yürütülmesini bekliyoruz.”

 

28 Şubat Süreci’ne hazırlık olarak TSK bünyesinde yapılan kimi çalışmaları sizinle paylaşmak istiyorum:

-RP aleyhine haberler hazırlamak, yayınlamak. (Sonrasında not düşülüyor: “Bu amaçla en az 20 manşet atıldı” diye…)

-TSK’dan gazetecilere sipariş haberler için gereken malzeme, doküman ve materyaller sağlanacak

-Genelkurmay’a yakın yazarlara sipariş üzere yazılar yazdırılacak.

-Fatih ÇEKİRGE ile haftada en az bir gün görüşülecek (Fatih ÇEKİRGE o kadar çok gelip gitmeye başlıyor, orada kalıyor ki bunun esprisi bile yapılıyor: “Neredeyse Genelkurmay’da kalıyor)

– Bu çalışmaların en sadıklarından birisinin de Sabahattin ÖNKİBAR olduğu ifade ediliyor.”

 

Tankların Karşısında Duracak Gazeteciler Var

“Bu gün artık tanklar yürüse, herkesten önce karşı koyacak gazeteciler var. Bunu görmek lazım… Daha özgür bir Türkiye için haber yapan 2500 gazeteciye açılmış davalar var, bizleri yıldırmak için… Maalesef Ergenekon kapsamınsa tutuklanan gazeteciler için destek verilirken, etkinlikler yapılırken bizler yalnız bırakıldık.”

 

“Encümen-i Daniş raporlar hazırlayıp Genelkurmay’a, MGK’ya veriyor. Bunların %40’ı Masonlardan oluşuyor. Küresel emperyalizmle sırt sırta verip Türkiye aleyhinde faaliyet yürütüyorlar. O kadar araştırma yaptım, bunların bir kaydını bulabilir miyim diye? Resmi olarak yoklar, ne bir dernek ne de bir vakıf olarak… Kendilerini platform olarak tanıtıyorlar.”

 

YÖK’te Ele Geçirilen 300 Klasör Süreçle Hesaplaşmak İçin İyi Bir İmkân

YÖK’te birkaç gün önce 300 klasör belgeye el kondu. Artık belge anlamında da pek bir sıkıntı yok. Ardından Süleyman DEMİREL, Çevik BİR, gazeteciler hesap vermeli. Gazeteciler gazeteci gibi değil, ajan gibi çalıştılar bu süreçte.

 

Ayrıca Neler Yapabiliriz?

Sivil Anayasa için çalışmalıyız. Çünkü 28 Şubat’ın hedefleri devam ediyor. Müslümanlar, demokratlar, özgürlükçüler birlikte çaba göstermeli.”

“Yakınlarda gerçekleşen 7 Şubat Darbe Girişimi’ni de unutmamak gerekir. Bu da sivil hükümete karşı yapılan bir girişimdi… Bu ve benzeri tüm illegal faaliyetlere karşı dik durmalıyız.”

 

Bizde Evlat Acısı, Onlarda Kuyruk Acısı Oldukça Bu Mücadele Hep Sürecek

Panel Başkanı Mehmet ALKIŞ yeniden MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL’a söz vererek eklemek istediği görüşleri varsa paylaşmasını istedi. ÜNSAL yaptığı konuşmada “Bizde evlat acısı, onlarda kuyruk acısı oldukça bu mücadele hep sürecek. İddianız oldukça, sürdükçe bu süreç hep olur. Ama onların ellerini öperseniz, iddianızdan vazgeçerseniz artık bu tür sorunlarla karşılaşmazsınız.” diyerek bu tür süreçlerle mücadelenin gerekliliğini ortaya koydu.

 

CHP’li Nur Serter Encümen-İ Daniş Üyesi

Panel Başkanı Mehmet ALKIŞ son olarak Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi Aslan DEĞİRMENCİ’ye söz hakkı vererek eklemek istediği görüşleri belirtmesini istedi. DEĞİRMENCİ “Katsayı adaletsizliğine son veren uygulama hayata geçirilince bir bakıyoruz ki, CHP’den Nur SERTER karşı çıkıyor. SERTER Encümen-i Daniş üyesi… Onların sözcülüğünü yapıyor. CHP kısmen değişti. Katsayı için kurumsal bir girişimde bulunmuyor ama girişimini, başvurusunu desteklemediği Nur SERTER’e karşılık soruşturma da açmıyor.”

 

Medya Gibi Yargıya da Sipariş Kararlar Verildi

“Medyadan çok bahsettik. Şunu da hatırlatmalıyım: Evet, medyaya haber siparişleri veriliyor. Ancak aynı şekilde yargı için de sipariş kararlar verildiğine dair çok ciddi iddialar var. Örnek olarak Susurluk Davası ve İBDA-C davası. İki davanın da hâkimi, verilen brifinglerde en ön sıralarda oturanlardan… Üstelik İBDA-C ile bağlantılandırılan 14 yaşındaki bir çocuk, idamla yargılandı.”

 

MAZLUMDER’i Dik Duruşundan Dolayı Kutluyorum

“Bu arada MAZLUMDER’i kutluyorum. Hem yaptıkları genel çalışmalardan dolayı hem de yönetici ve avukatların bu süreçte dik durmaları, kararlı mücadele örneği ortaya koymalarından dolayı.”

Önceki İçerikPostmodern darbenin mağrur ve mağdurları – (Akif Emre)
Sonraki İçerikDüşünce Akademisi İkinci Yarıyıl Başladı