28 Şubat Protestosu

0
97

Bu gün 28 Şubat. Darbenin 15.yıl dönümü.28 Şubat Türkiye tarihi açısından karanlık bir gün. Hiç birimizin hatırasından geçirmek istemeyeceği, geçirse de öfke ve kızgınlıktan başka şeyin aklımıza gelmeyeceği bir gün.

Anadolu Platformu Üyesi Alanya Sebilay Derneği’nin de derstek verdiği Akdeniz Dayanışma Platformu 28 Şubat zorbalığını telin eden bir basın açıklaması yaptı.

Basın Metninin tam hali

ADAP Basın Açıklaması(28 Şubat 2012)
Bu gün 28 Şubat. Darbenin 15.yıl dönümü.28 Şubat Türkiye tarihi açısından karanlık bir gün. Hiç birimizin hatırasından geçirmek istemeyeceği, geçirse de öfke ve kızgınlıktan başka şeyin aklımıza gelmeyeceği bir gün.

Türkiye’de 28 Şubat 1997 darbesi, insan hak ve özgürlüklerine vurulmuş en ağır darbelerden biridir. İnsanlarımızın, hak ve hukukları çiğnenmiş, özgürlükleri ellerinden alınmış, kendilerini Türkiye’mizin sahibiymiş gibi gören işbirlikçiler, zihniyetleri gereği daha evvel de yaptıkları zulümler halkasına, bir yenisini ekleyerek milletimizin geleceğini karartmışlardır.Zulümler zincirinin son halkası olan 28 Şubat darbeci zihniyetinin, hiçbir zaman hak ve özgürlük karşıtlığından vazgeçmediği son yaşanan darbe girişimlerinden anlaşılmaktadır. 28 Şubat darbeci zihniyeti bu necip milletimizin sahip olduğu bütün insani ve İslam’i değerlerinden uzaklaştırmak, çirkin ve insanlıktan uzak batı kültürüne entegre ederek yok etmek istemişlerdir.28 Şubat darbecileri hak ve özgürlük karşıtları, milyonlarca şehid kanı ile sulanmış Anadolu topraklarını asıl mecrasından uzaklaştırıp batının kapısında köle olmaya aday bir hale getirmek için çaba sarf etmişlerdir.28 Şubat eşittir zulüm, eşittir gaddarlık,eşittir adam kıyımı,eşittir öğrencilerin dışlanması.28 Şubat eşittir, Müslümanların,Türkiye’de zenci kabul edilmesi.28 şubat Kur’an kurslarına kilitlerin vurulduğu bir gündür.28 Şubat kapıdan başörtülü öğrencilerin girmesinin yasaklandığı bir gündür.28 Şubat kapının arkasında profesörlerin tetikçi olarak kullanıldığı bir gündür.
28 Şubat ilmin dibe vurduğu,Türkiye’de ilmin rafa kaldırıldığı bir gündür.Türkiye’de üniversitelerin,üniversite olmaktan çıkarılıp, yüksek lise haline getirildiği bir gündür.

28 Şubat darbecilerin, vur-alların ve generallerin halka düşmanlığını ilan ettikleri gündür.Generaller 28 şubat’ları artık bir daha yaşamayacaklardır.Buna halkımız asla müsaade etmeyecektir.Darbeciler artık darbe yapmayı, hayallerinden silsinler.Bu ümmet darbeye karşıdır.Hayatını allah’ın razı olduğu biçimde yaşamak ve İslam dinini kendi hayatında uygulamak üzere Rabbine söz verdiğinden dolayı ,darbecilere asla yol vermeyecektir.

Tanklar ,küçük bir ilçede ,sadece bir  şehitleri anma gecesi yapıldığı için,bir geceden dolayı  Sincan’da yürütüldü.Gerçekten orada ,bir kaç tane gencimizin icra ettikleri Kudüs gecesinden dolayı mıydı bu darbe? Hayır…

28 Şubat darbesi, zalim, sömürgeci ve soykırımcı Amerika, Avrupa ve İsrail tarafından planlanıp devreye sokulmuş ve içimizdeki işbirlikçileri tarafından gerçekleştirilmiştir. 28 Şubat darbesinin içinde yer alan birçok apoletli ve siyasi çevrelerdeki işbirlikçi kişiler darbenin hazırlanmasında ve hayata geçirilmesinde büyük rol oynamışlardır. 28 Şubat darbesi ile ilgili olan şahısların hiçbiri hakkında yasal bir işlem başlatılmamış tam tersine bazı darbeci aktörler mükâfatlandırılmışlardır.17 Haziran 1996 yılında HABİTAT 2 toplantılarına katılmak için Türkiye’ye gelen İsrail Cumhurbaşkanı Weizman daha uçaktan inmeden önce ‘Dostumuz olanların toparlanmasını, aksi takdirde Refah Partisi’nin iktidara geleceğini ve bu durumun İsrail’i rahatsız edeceğini’ söylüyordu, bu kelimeler bile 28 Şubat darbesinin emrinin nereden geldiğinin bir kanıtıdır.28 Şubat darbe süreci sadece İsrail’i ve batılı ülkeleri sevindirmiştir, halkımızın bağrında kolay kolay kapanmayacak büyük yaralar açmıştır. 28 Şubat darbesi Türkiye’mizi ekonomik ve siyasi bir krizin içine sokmuş, Ülkemizi her açıdan geri kalmış ülke konumuna biraz daha itmiştir.Yaptıkları her pisliği Atatürk’ün adını kullanarak onun arkasına sığınarak yapıyorlar. Türkiye vatandaşlarının sandıkta seçtiklerini pasifize etmeye çalışan, Amerikan ordusunun albayı gibi davranan kişiler ve cuntacılar, şehidlerin ülkesi Türkiye’mizin temeline 28 Şubat darbesi ile öyle bir dinamit koymuşlardır ki, ülke hala belini düzeltememiştir. Sözüm ona imam hatiplerin önünü keseceklerini söyleyip kat sayı ve 8 yıl mecburi öğretimi uyduran bu Amerikan ve İsrail kuklası darbe severler; imam hatip okullarının önünü kestiler, meslek liselerinin önünü kapatıp bu ülkenin kalifiye insanlarının yetişmesine engel oldular. Niçin biliyor musunuz? Taraftarı oldukları Amerikan ve İsrail çıkarları için.
28 Şubat 1997 darbe süreci içerisinde irtica bahane gösterilerek İslami duyarlılık birinci düşman ilan edilerek, bu duyarlılığı sembolize eden ne varsa ‘topyekün savaş’ mantığı ile yok edilmek istenmiştir. 28 Şubat 1997 darbe süreci Türkiye’de başörtüsü yasağının en acımasızca uygulamaya konulduğu süreçtir, Türkiye halkının beyinlerine korku vererek halk daha çok sindirilmiş bir halk haline getirilmeye çalışılmıştır.

Beşeri sistem dayatmaları, Türkiye halkına yapılan zulümler,  devam ettiği sürece, bizler meydanlarda haykırmaya ve olmaya devam edeceğiz, hiçbir beşeri güç bizleri Hakk’ı haykırmaya ve zalimlerin karşısında dikilmekten men edemeyecektir.

Buradan son bir kez daha sesleniyoruz.28 şubat darbecilerinin yargılanmasını istiyoruz. Özellikle ortalıklarda gözükmeyen Çevik Bir’in, İsmail Hakkı Karadayı’nın o dönemlerin hesabını vermesini talep ediyoruz.O dönemlerde mağdur edilen,hakları ellerinden alınan 28 Şubat mağduru asker ve sivil vatandaşlarımızın haklarının acilen geri iade edilmesini istiyoruz. Özellikle 28 şubatın 2.adamı olan bu günün ergenekonunun 1.adamı olduğu söylenen Doğu Silahçıoğlu’nun şu sözlerinin; Sultanbeyli’nin konumu bu kadar önemli!.. Bir sıkıyönetim ilanında, hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayın!.. Hele de çarşaflı, şalvarlı ve sakallı olanlara!.. Sokağa çıkma yasağını kim ihlâl ederse …, indirin aşağı!!! Sakın eliniz  çekilmesin…., asılın …!.. Bunları sindiremezsek, hiçbir başarı elde edemeyiz!”

“En büyük emellerimizden birisi, Türkiye’deki camilerin sayısını azaltmaktır!.. Çünkü camiler, silahlı şeriat kalkışmasının merkezleridir!
Ezan sesi, beni çok rahatsız ediyor!.. Günde 5 vakit ezan sesi duymaktan kafam şişti. Türklerin asıl dini, İslâm değil, Şamanizm’dir!
İstiklâl Marşı’nın, İstiklâl Savaşı’nın kargaşası içinde Türk Millî Marşı olarak kabul edilmiş olması büyük bir talihsizliktir! Başörtüsü, eski Sümer’deki tapınak fahişelerinin kıyafetidir!” demesinin hesabının sorulmasını talep ediyoruz.
Bu mağduriyetlerinin tazminatlarının bedelinin de devletin kasasından değil,bu darbeci beyefendilerin hesabından karşılanmasını talep ediyoruz.

28 Şubatta kesintisiz 8 yıla çıkartılan ilköğretimin 4+4+4 olarak uygulanması konusunda bakıyoruz da kendisini aydın addeden bir takım zevat buna karşı çıkmakta ve kızlarımızın okula gidemeyip, kontrolden çıkacakları söylenmektedir. Sizin derdiniz çocuklarımızın eğitim alması mı,yoksa sizin istediğiniz zihniyette yetişmesi mi?12 sene sonra hepsi aynı sınava girecek ve aynı şekilde muamele göreceklerse; eğitimi nerde aldıkları sizi neden ilgilendiriyor?Yoksa ajandanızda bizim bilmediğimiz başka şeyleriniz mi var?Buradan siz sevgili halkımıza bir daha o karanlık günleri yaşamamaları dileğinde bulunuyor, bu tür askeri ve bürokratik darbe heveslisi zevata da Orta doğu ülkelerine iyice bakmalarını tavsiye ediyoruz. Aksi takdirde bu darbe aşkı bir gün sizin de başınıza bela olabilir. Diğer bir direnişimiz de Suriye’dir.

Geçen yıl Mart ayında başlayan ve giderek bütün Suriye’ye yayılan Hak ve Özgürlük mücadelesi büyük fedakarlıklar ve bedellerle devam etmekte ve şehit sayısı bu gün itibariyle 9000 e yaklaşmıştır.

Suriye yönetimi halkın talep ve iradesine saygı gösterip gereğini yapmak yerine tank, top, kurşun ve zindanla karşılık vermiştir.

Beşşar Esed, tam da babası Hafız Esed’in 30 yıl önce Hama’da sivil halkın meşru taleplerine karşı 30 bin insanı katlettiği gibi O da, şiddete ve cinayete başvurmuştur.
Suriye halkı ne istiyor? Suriye halkı, Özgürlük istiyor, Suriye Halkı, Tek Parti diktatörlüğünden kurtulmak istiyor,Suriye halkı, Çağdışı Baas rejiminden kurtulmak istiyor.

Ey babasının kirli ve kanlı izini sürdüren Beşşar! Bölgede diktatörlükle hükmeden ve halkının kanını akıtan ülkelere bak: Emekli olmuş, ya da görev süresini doldurup da ülkesinde güven ve huzur içinde hayatını sürdüren tek bir diktatör var mıdır? Hepsi ya katledilmiş, ya da sürgünde kaçak yaşamaktadır. Diktatörlerin bu akıbeti seni de beklemektedir.

Ayrıca Afganistan’da kutsal kitabımız Kuranı Kerimi yakan Amerikan ve Nato askerlerini de lanetliyor ve bunun hesabının bir gün size sorulacağını elbet biliyor ve ilan ediyoruz..
Basın açıklamamızın sonunda muhterem hocamız Necmettin Erbakan’ı tekrar rahmetle anıyoruz. Biz Ondan razıydık Sen de O’nu rahmetine dahil eyle. Ondan razı ol. Onu dergahı izzetine kabul eyle.

Antalya ve ilçelerinden buraya kadar gelip desteklerini esirgemeyen katılımcılara teşekkür ediyoruz.

Akdeniz Dayanışma Platformu

SEBİLAY DERNEĞİ-ALANYA, İHH ANTALYA ŞUBESİ, ANSED DERNEĞİ-ANTALYA, DİYANET-SEN ANTALYA ŞUBESİ, KARDEŞLİK VE DOSTLUK DERNEĞİ, EĞİTİM-BİRSEN ANTALYA ŞUBESİ, RADYO MERCAN, ANTALYA RİBAT DERGİSİ TEMSİLCİLİĞİ, SERİK EĞİTİM-KÜLTÜR VE HİZMET DERNEĞİ, AKAD DERNEĞİ –MANAVGAT, ANÇED DERNEĞİ-ALANYA, YERYÜZÜ VAKFI-ANTALYA, KUTUPYILDIZI DERNEĞİ-ANTALYA, VAHDET VAKFI-ANTALYA, ANİMDER-ANTALYA, İLİM YAYMA CEMİYETİ- ANTALYA