Ana Sayfa Kategoriler Haberler 21. Yüzyılın Dünyasında Müslümanlar

21. Yüzyılın Dünyasında Müslümanlar

0
21. Yüzyılın Dünyasında Müslümanlar

Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM), Dr. Azzam Temimi’nin konuşmacı olarak katıldığı “21. Yüzyılın Dünyasında Müslümanlar” konulu konferans düzenledi.

Bir süredir Gaziantep’te bulunan Filistin asıllı Dr. Azzam Temimi, 30 Mart Çarşamba günü BEKAM (Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi) tarafından düzenlenen “21. Yüzyılın Dünyasında Müslümanlar” başlıklı konferansa konuşmacı olarak katıldı.

BEKAM Konferans Salonunda yapılan programa Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, Suriye Geçici Hükümeti Başbakanı Ahmet Toma, bakanlar ve davetliler katıldı. BEKAM Başkanı İbrahim Özmantar’ın takdim konuşması ile başlayan konferansta daha sonra kürsüye Dr. Azzam Temimi geldi.

Konuşmasına Anadolu Platformu ve Bülbülzade Vakfı’na teşekkür ederek başlayan Temimi, Gaziantep’e ikinci gelişi olduğunu vurguladı. Temimi, konuşmasında şu konulara değindi:

Gözyaşlarımı Tutamadım

“Arkadaşlarımız bugün beni Suriyeli çocukların eğitim gördüğü okula götürdüler. Bu okullarda Suriyeli öğrencilere sunulan hizmetler karşısında çok duygulandım. Hatta gözyaşlarımı tutamadım. Bu iki okulda Suriyeli çocuklara hizmeti gördüğümde Müslüman milletlerin birbirlerine yardımcı olma geleneğinin yeniden ihya edildiğini gördüm.

Bundan 23 yıl önce İngiltere’de düzenlediğim panelde dünya çapında bir bilim adamı olan Ernest Galler, sekülerleşme sürecinin ve teknolojinin insanların hayatından dini çıkaracağını öngörmüştü. Bu yaklaşımın büyük oranda doğru olduğunu, ancak bunun İslam dünyası için pek geçerli olamayacağını belirtmiştim.

İslam müntesipleri dine o kadar bağlı ki, sekülerizmin bunu kaldırmaya gücü yetmeyecek. İslam, neden kendisine iman edenlerin ruhunda derin bir tesire sahip? Din, hiçbir aracı olmadan onları Rableri ile buluşturuyor. Çünkü yaratan ve yaratıcı arasında hiçbir aracı olmaması gerektiği düşüncesi bu tür düşünceleri akamete uğratıyor.

Güç Kullanarak İktidara Gelenler…

İslam dünyasının içerisinde bulunduğu durumu ve ümmet kavramını değerlendirerek geleceğe ışık tutabiliriz. 5 yıl önce Tunus’ta başlayan ve Libya, Mısır, Suriye’de devam eden hareket aslında çok uzun yıllar verilmiş mücadelenin neticesinde çıkmıştır. Arap dünyasındaki halk hareketleri özgürlük, onur ve adalet için yola çıkmış hareketlerdir ve ilham kaynağı İslam’dır.

Çünkü Arap Baharı’nın gerçekleştiği ülkelerde, gerçekleşen demokratik seçimler sonucunda İslami hassasiyeti olan partiler iktidara geldiler. İslami şiarı hedefleyen hareketler, iktidarı barışçıl bir şekilde devralması sonucunda varlıklarını sürdürebilselerdi barışçıl bir sistem oluşturabilirlerdi. İslami hareketlerin seçim sonucunda iktidara gelmesi ile askeri darbe sonucu iktidara gelmesi arasında çok fark var.

Güç kullanarak iktidara gelenler, kendilerini halka hesap vermek zorunda hissetmiyorlar. Ancak seçimle iş başına gelenler halkın kendilerini hesaba çekeceğini öngörerek, daha dikkatli hareket ediyorlar. Bu nedenle Arap dünyasında, Arap Baharı sonucunda iktidar değişikliği dünyanın diğer yerlerindeki güçleri çok ciddi bir şekilde korkuttu.

Suud Ve İran Halk Hareketlerinden Çekindi

Ortadoğu’da, Arap Baharı öncesinde iki eksen vardı. Bunlar Suud rejimi ve İran rejimi. Bu iki rejim de kendi kirli çamaşırlarını ortaya dökeceklerini fark ettikleri halk hareketlerinden çekindiler. Bu nedenle her iki rejim de Arap dünyasındaki demokratik hareketlerin karşısında yer aldı.

Devrim karşıtı hareketlerin, devrimleri durdurduğunu görüyoruz. Ben bunun geçici olduğuna inanıyorum. Hareket öyle ya da böyle devam edecektir. Bu durma halinin de bazı noktalarda hayırlı olduklarına inana biliriz. İçinde bulunduğumuz durumda, halk, taleplerinde ısrarcı olmaktan başka bir kurtuluşlarının olmadığına insanmış durumdalar.

Devrim hareketleri durmuş olabilir. Ancak devrim hareketlerinin belirli zamanlarda durmuş olması normaldir. Mesela Fransız Devrimi bir anda gerçekleşerek başarıya ulaşmadı. Fransız Devrimi’nden sonra 1848’e kadar iktidar devamlı el değiştirdi.

Değişim Öyle veya Böyle Gerçekleşecek

Ortadoğu’da içinde bulunduğumuz ve geldiğimiz yer geri dönülebilecek yer değildir. Değişim öyle veya böyle gerçekleşecek. Bu değişimi ve dönüşümü gerçekleştirecek olan insanlar da ümmetin temel maslahatlarını koruyacak insanlardır.

21 yüzyıl İslam ümmetinin verdiği kurbanların ve ödediği bedellerin meyvelerinin toplanacağı bir yüz yıl olacaktır. Genel anlamda kanaat önderlerinin bu duruma ciddi destek olacağını düşünüyorum.”

Dr. Azzam Temimi, sunumun ardından dinleyicilerden gelen soruları yanıtladı. Soru-cevap kısmının ardından program sona erdi.