2. Evde Karakter Eğitimi Çalıştayı Gerçekleşti

0
133

Gaziantep’te Genişletilmiş Bölgeler Öğretmen Komisyonu Toplantısı ile Yardım Komisyonu Toplantısı düzenleyen Anadolu Platformu, bir hafta aradan sonra 29 Ocak 2011 Cumartesi günü ise 2. Evde Karakter Eğitimi Çalıştayı düzenleyerek yarınlara dair planlamalar gerçekleştirdi.

Anadolu Platformu’ndan Gaziantep Çıkarması

2. Evde Karakter Eğitimi Çalıştayı

 

Gaziantep’te Genişletilmiş Bölgeler Öğretmen Komisyonu Toplantısı ile Yardım Komisyonu Toplantısı düzenleyen Anadolu Platformu, bir hafta aradan sonra 29 Ocak 2011 Cumartesi günü ise 2. Evde Karakter Eğitimi Çalıştayı düzenleyerek yarınlara dair planlamalar gerçekleştirdi.

Anadolu Platformu, Gaziantep Bülbülzade Vakfı’nın ev sahipliğinde merkez ilçe Şahinbey Belediyesi’nin desteğiyle “2. Evde Karakter Eğitimi Çalıştayı” düzenledi. Çalıştaya Adıyaman, Elbistan, Kahramanmaraş, Malatya, Nizip, Osmaniye, Şanlıurfa, Van’da bulunan Anadolu Platformu üyesi dernek ve vakıflar ile Gaziantep’ten ev sahibi Bülbülzade Vakfı’nın yanı sıra Fidan-Der, Şehreküstü-Der, Gazikent Bilim-Der ve gönüllüler katıldı.

 

Evde Karakter Eğitimi Öğrencilerinden, İlköğretim 3. sınıf öğrencisi Ahmet DURMUŞ’un Kur’an tilavetiyle başlayan program, Kutlama mesajların okunması, Sinevizyon gösterimi ile devam etti.

 

EKE Projesi Komisyon Üyesi Habibe GAMGA “EKE Projesinin Dünü, Bugünü, Yarını” konulu açılış konuşmasında projenin Gaziantep’te yaklaşık 15 yıl öncesinde tohumları ekilen bir proje olduğunu, fiilî olarak ise 5 yıl kadar önce bugünkü şeklini aldığını ifade etikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu çalışmalar, 6 ilâ 14 yaş grubu arasındaki çocukları kapsamaktadır. Gruplar en az 5, en çok 10 kişiden oluşmakta ve dersler, haftanın bir gününde 3 ders saati olarak gönüllü eğitimciler rehberliğinde gerçekleştirilmektedir. Bugün itibarıyla il genelinde 65 ayrı noktada 500 kadar öğrencisiyle ve tecrübe birikimiyle birlikte büyümeye devam etmektedir.”

EKE çalışmalarının “Evlerinizi mescidler edinin!” ilâhî buyruğundan ilham aldığını ifade eden GAMGA proje hedefleri hakkında şöyle konuştu: Çocuğun din eğitimi ihtiyacının karşılanması noktasında ailelere yardımcı olmak, Çocuklarımıza Allah ve Peygamber sevgisi kazandırmak, Namaz, Sûre ve Duâlarını ezberlemelerini sağlamak, Çocukların sosyal, bedensel, zihinsel ve duygusal yönden gelişmelerine katkı sağlamak, Evleri, dînî eğitimin yapıldığı mekânlar haline getirmek, Dînî değerlerimizi çocuklara sağlıklı bir atmosferde yaşatarak hissettirebilmek, Çocuklara, ailelerin de desteklediği bir arkadaş çevresi oluşturarak onlarla birlikte bir eğitim imkânı sağlamak.”

 

Daha sonra kürsüye Gaziantep Bülbülzade Vakfı ve Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay ALDEMİR geldi. ALDEMİR nihai amaç olarak ilgiye, merhamete muhtaç, bir çocuk dahi kenarda kalsa yüreğimiz, vicdanımız sızlamalı diyerek şöyle konuştu: “EKE Projesi ev merkezli geleceğe dair umudun, aşkın hikâyesidir. Bunca imkân, ortam ve fırsata rağmen tek engelimiz bizzat kendimiziz. Kendimizi aşmak için buradayız.”

“Dünyaya kardeşliğimizle, evlerimizle, aile ortamımızla örnek olmalıyız. Bizler arzularımızı kontrol edebildiğimiz oranda özgürleşiriz, insanlaşırız. Bu çalışma halka halka yayılan bir özgürleşme çabasıdır. Aynı zamanda yaşadığımız fetretten çıkma mücâdelesidir.”

ALDEMİR sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitim insanın yaratılışında var olan yeteneklerini ortaya çıkarır. Her çocuk keşfedilmeyi bekleyen bir gezegen gibidir. Eğitim yoluyla keşfedilen bu yeteneklerin disipline olmuş haline karakter deriz. Bilginin insanda şahsiyete, karaktere dönüşmesi, kişinin kendine ve topluma karşı sosyal sorumluluk almasını sağlar. İçinde yaşadığımız topluma yönelik yüreğimizde, vicdanımızda sorumluluk hissettiğimiz oranda Allah, kitabının ve rahmetinin kapılarını bize açar.”

“Vicdanlı, özgür özneler olan, kendilerini bekleyen çocuklarla sevgiyi, merhameti, bilgiyi paylaşmak için alakadar olarak ben de varım… İnsanlık için yol açmak, yol olmak için, sessizlik içinden ses veren, gece gündüz yollara düşen siz özgürlük elçileri; bu özgür özneleri destekleyen, bileyen, cesaretlendiren yürekli yiğit proje yöneticileri! İyilik halkaları hale hale, dalga dalga yayılıyor, arzı aydınlatıyor. Her yeni adım, yeni ortaklıklar ve halkalar oluşturuyor. Şimdi ve bizden sonra sözümüzü ve eylemimizi sürdürecek, vicdanları mayalama fırsatıdır bu projeler… Çağrıya ses vermedir…”

ALDEMİR sözlerini şöyle tamamladı: “Bu proje insana yönelmedir, eve dönmedir… İnsanlığın göz aydınlığı nesillere vesile olmadır. Bu çalışmanın en önemli yanı ise sürdürülebilir olmasıdır. Bunu besleyen en önemli iç dinamik ise gönüllülüktür.”

 

Hatice GÖRMEZ’in selamlama konuşmasından sonra Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Elif KONAR “Çocuklarla Nitelikli Eğitim” konulu sunumunu gerçekleştirdi. KONAR konuşmasına İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye nispet edilen bal düşkünü bir çocuğun ailesinin kendisine müracaat edip bağımlılık noktasına gelen bal alışkanlığı konusunda çözüm talep etmesi üzerine aile ile yeniden görüşmek için 40 günlük bir süre istemesinden hareketle eğitimcinin öğrencilere öğütlediği hususların bizzat kendisi tarafından da yapılmasının önemine değindi. Âl-i İmran Sûresi ve Lokman Sûresi’nden örnekler veren KONAR “Allah’ın ana rahminden itibaren insanları farklı yarattığını ifade ettiğini” belirterek insanların çeşit çeşit olduğuna vurgu yaptı. Lokman Sûresi’ndeki Hz. Lokman’ın oğluna öğütleri bölümündeki sıralamaya dikkat çeken KONAR, çocukları hayatın içine dâhil ederek yaşamamız gerektiğini ifade ettikten sonra çocukların anne-babaların birer yansıması olduğunu belirtti.

 

Çocuklarımızla Yaşam Boyu Birlikteliğimiz” konulu sunum, Eğitimci Geliştirme Programı Öğretmeni Ferahiye SAKARYA tarafından verildi. SAKARYA İslam’ın, “insanın farkındalığına” dikkat çektiğini belirterek İslam’ın, “her nefesim, her adımım Allah’ın rızasına uygun mu?” sorusunu sordurduğunu belirtti.

Hz. Yakub’un ölüm döşeğinde bile çocuklarının bâtıla sapmamaları için telkinlerde bulunduğuna dikkat çeken SAKARYA sözlerini şöyle sürdürdü: “Ahzâb Suresi’nden anlıyoruz ki Allah sorumluluğu varlıklara teklif ediyor. Ne var ki bu konuda bir tek insanoğlu görev üstleniyor. O halde eğitimci şöyle düşünmeli: Eğitimcilik hayatım boyunca karşıma çıkan her çocuk/öğrenci için sorumluluğumu iliklerime kadar hissettim mi? Emaneti hakkıyla korudum mu?”

Verdiğimiz eğitimle çocukta otokontrol mekanizması oluşturmamız gerektiğini ifade eden Ferahiye SAKARYA “Çocuğun vicdanında bir şeyler ihsas etmeliyiz. Çocuğun vicdanını inşâ etmeliyiz” dedi. “Sevdiklerimiz kim? “ diye sorduktan sonra “elbette tanıdıklarımız. Birilerini yakından tanırsak ancak sevebiliriz” şeklinde konuştu. SAKARYA sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuklarımızın idolü kim? Kim gibi olmak istiyorlar? O halde kendimize şunu sormalıyız: Peygamberimizi ne kadar tanıyoruz ve çocuklarımıza ne kadar tanıtabiliyoruz?”

 

Öğleden sonra devam eden programda katılımcılar iki gruba ayrılarak forum tadında interaktif etkinlikler gerçekletirdiler. 1. Grup Elif KONAR yönetiminde “EKE Projesinde Nitelikli Eğitimin Sağlanması” konusunu müzakere ederken 2. Grup “EKE Projesi ve Yaz Programları Öğrencileri ile Yaşam Boyu Birliktelik ve İletişimin Sağlanması” konusunu Ferahiye SAKARYA yönetiminde tartıştılar.

1. Grup yaptığı müzâkerlerde 30 civarında sorun tespiti yaptı. Ardından çözüm önerileri bölümünde sorunlar şu dört üst başlıkta incelenerek sonuca ulaşılmaya çalışıldı: 1) Kurumsallaşma, 2) Eğitimcilerin eğitilmesi, 3) Eğitim programı (Teknikler, Yöntemler ve Materyal), 4) Çevre ve aile.

2. Grup çalışmalarında ise EKE Projesi ve Yaz Programları Öğrencileri ile Yaşam Boyu Birliktelik ve İletişimin Sağlanması konusunu tartıştılar. Ferahiye SAKARYA konuyla ilgili şöyle konuştu: “En önemli insan, benim muhatap olduğum insandır. En önemli iş o an yapmakta olduğum iştir. En önemli zaman muhatabımla dolu dolu geçirdiğim zamandır.”

Rengârenk dünyada çocukların karşısına renksiz bir yöntemle çıkılamayacağını ifade eden SAKARYA “Görsel olarak anlatım tekniklerini kullanarak konuyu renklendirebiliriz. Yöntem ve teknikleri; hedefe göre, öğrenciye göre, seçmeliyiz.” şeklinde konuşarak “PROBLEM ÇÖZME”, “ÖRNEK OLAY”, “SORU-CEVAP YÖNTEMİ”, “GÖSTERİP YAPTIRMA”, “EĞİTİCİ OYUN” gibi yöntemler hakkında bilgi verdi.

Grup çalışmasında ayrıca kavram çalışmaları, aile bilgilendirmeleri, velileri daha ilgili hale getirme yöntemleri, sorun tespiti gibi birçok konuda görüş alışverişinde bulunuldu.

Grup sunumlarının bitmesiyle sunumcular yer değiştirerek diğer katılımcılarla müzakerelerde bulunma fırsatı yakaladılar.

2. EKE Çalıştayı hediye sunumu, hatıra fotoğrafı çekimi ve sonuç bildirisinin okunmasıyla son buldu: .

 

 

2. EKE ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRİSİ

1) EKE Projesi ev merkezli geleceğe dair umudun, aşkın hikâyesidir.

2) Hedefimiz “ilgiye, merhamete muhtaç, tek bir çocuğun dahi kenarda kalmamasıdır.

3) Her çocuk keşfedilmeyi bekleyen bir gezegen gibidir. Bir insanı tanıdıkça, nitelikli zaman geçirdikçe onu severiz.

4) Bu çalışma halka halka yayılan bir özgürleşme çabasıdır. Aynı zamanda yaşanmakta olan fetretten çıkma mücâdelesidir.

5) Kurumsallaşma çabalarımız EKE projesinin daha da geliştirilmesinin önemli bir adımıdır.

6) Eğitimcilerin eğitimini nitelikli bir şekilde başarabildiğimiz ölçüde EKE Projesi başarısını artıracaktır.

7) Eğitimde en bereketli dönem temyiz dönemidir. Bu kişiden kişiye toplumdan topluma değişmekle birlikte bu dönem genel itibariyle 0–14 yaş arasıdır. Bu da EKE Projesinin hedef kitlesi olan yaş dönemidir.

8) Sorumluluk bilinci EKE eğitimcilerinin dinamosudur. Bunu ileriye taşıyacak olan eğitimcilerinin kendisini yapılandırmasıdır.

9) Kendimizi, çocuklarımızı ve öğrencilerimizi, TV ve Internet bağımlılığından kurtarmak; yarınlar adına umut verici bir hamledir. Bu ise ancak faydalı ilgi alanlarına yönelmekle mümkündür.

foto galeri için tıklayın